e-Ticaret e-Fatura Entegrasyonu Nedir? En Kolay Nasıl Yapılır?

Entegrasyon işlemi, e-Ticaret yapanların kolay bir şekilde e-Fatura kesebilmelerine olanak sağlar. e-Ticaret yapan işletmeler, e-Fatura entegrasyonu yaparak kendi e-Ticaret sistemleri üzerinde yapılan alışverişleri kolay, otomatik ve anlık bir şekilde faturalandırabilir. Yapılan entegrasyon işlemi neticesinde e-Ticaret sistemi ile e-Fatura sistemi birbirleriyle çift yönlü veri alışverişine girerler. Bu sayede tüm faturalar kolay ve eksiksiz bir şekilde hazırlanır. Bu durum, satışların muhasebeleştirilmesi noktasında da büyük zaman kazandırır.

e-Ticaret ile e-Fatura entegrasyonu yapmanın en kolay yolu, kullanılan e-Ticaret sisteminin hali hazırda tam entegreli bir e-Fatura sistemine sahip olmasıdır. Bu sayede hiçbir ek işleme gerek kalmadan e-Ticaret sistemi üzerinde yapılan her işlem e-Fatura işlemlerinde de kullanılabilir.

e-Ticaret Entegrasyonu Nedir?

Entegrasyona sahip olmayan e-Ticaret işlemlerinde, satışlar her ne kadar e-Ticaret ile yapılsa da faturalandırma noktasında eski tip kağıt fatura kullanılır. e-Ticaret ile yapılan satışlar, tek tek çıktı alındıktan sonra ayrı ayrı faturalandırılır ve muhasebelendirme işlemlerine tabi tutulur. Bu durum, ciddi bir iş yükü yaratır ve zamanın yanı sıra maliyet açısından da dezavantajlıdır.

e-Ticaret entegrasyonu yapıldığı zaman ise, yapılan tüm alışverişler kolay bir biçimde faturalandırılabilir. e-Ticaret sistemine entegre edilen e-Fatura sistemi, e-Ticaret sistemi üzerinde gerçekleşen her türlü işlemi hızlı, erişilebilir ve kolay bir şekilde muhasebelendirir. Bu sayede entegrasyon yapılmamış sistemlerde olduğu gibi her alışveriş için ayrı ayrı çıktı alma ve kağıt fatura kesme yükü ortadan kalkar. Ayrıca e-Fatura ile hazırlanan faturalar elektronik ortamda hızlıca fatura sahibine iletilebilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

e-Ticaret Entegrasyon Çeşitleri Nelerdir?

e-Ticaret sistemi ile pek çok farklı hizmet entegre edilebilir. e-Fatura entegrasyonu bunlardan yalnızca bir tanesidir. e-Ticaret sistemine entegre edilebilecek diğer entegrasyon türleri; pazar yeri entegrasyonu, muhasebe entegrasyonu, kargo ve lojistik entegrasyonu, ödeme sistemi entegrasyonu, XML entegrasyonu ve dijital pazarlama entegrasyonu olarak sıralanabilir. Her entegrasyon, e-Ticaret sistemini daha güçlü ve daha efektif hale getirir. Yapılan entegrasyonlar sayesinde, e-Ticaret sistemi üzerinden her türlü işlem rahatlıkla gerçekleştirilebilir.

e-Fatura Nedir?

Elektronik fatura şeklinde de ifade edilebilen e-Fatura, mükellefler tarafından arz edilen ürün veya hizmet karşılığında kesilen faturaların kağıt yerine elektronik bir şekilde kesilmesidir. e-Fatura kesme işlemi yalnızca teknolojik cihazlar vasıtasıyla elektronik ve internet ortamında gerçekleştirilebilir. e-Fatura, kağıt fatura ile kıyaslandığında çok daha az maliyeti bulunan, çok daha hızlı ve avantajlı bir faturalandırma türüdür. Günümüzde bazı şartları taşıyan mükelleflerin e-Fatura kullanması zorunlu iken, zorunlu olmayan mükellefler de kendi tercihleri doğrultusunda elektronik fatura uygulamasına diledikleri zaman geçebilirler.  e-Faturaya geçiş yapmak isteyen mükelleflerin mali mühre sahip olması zorunludur. Mali mühür sahibi olan mükelleflerin e-Faturaya geçiş işlemleri, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)’na yapacakları başvuru sonrasında tamamlanır.

Siz de on binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

e-Ticaret e-Fatura Entegrasyonu Nasıl Yapılır?

Hali hazırdaki e-Ticaret sistemi üzerine e-Fatura entegrasyonu yapılabilir. Bu işlem, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından belirlenen şartları sağlayan özel entegratörler tarafından yapılır. Bu entegratörler, elektronik dönüşüm işlemleri için kayıt oluşturma yetkisine sahiptir. Entegrasyon işlemi herkes tarafından gerçekleştirilebilecek bir işlem değildir. Bunun için Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından onaylanmış özel entegratörlerden destek alınması gerekir. Bu yetkiye sahip olmayan kişi veya kurumlar tarafından e-Fatura entegrasyonu yapılamaz. Bu sebeple entegrasyon işleminin yaptırılacağı özel entegratörün dikkatli bir biçimde seçilmesi gerekir. Aksi halde çeşitli dolandırıcılıklara maruz kalınabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış özel entegratörlerin listesine aşağıda yazılı bulunan internet adresi üzerinden erişim sağlanabilir.

https://ebelge.gib.gov.tr/efaturaozelentegratorlerlistesi.html

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Mikro İşletmelere ve Küçük İşletmelere KOSGEB Desteği

Covid-19 salgını nedeniyle, halihazırda pandemiden önce faal olan ancak pandemi ile birlikte gelir kaybına uğramış (pandemi sonrasında KDV beyannamesi üzerinden yüzde 25 gelir kaybı yaşayan) ya da nakit akışı bozulan ancak istihdamını koruyan işletmelere KOSGEB Hızlı Destek Programı sağlanacağı açıklandı. Bu bağlamda halen istihdamını koruyan üretim sektörlerinde faaliyet gösteren küçük ve mikro ölçekli işletmelere KOSGEB tarafından 5 milyar TL bütçeli destek programı sağlanacak. Aynı destekten teknoloji tabanlı start-up’lar  yani 2017 yılı ve sonrasında kurulmuş Bilgisayar Programlama, İmalat ve Bilimsel Ar-Ge sektöründe faaliyet gösteren yenilikçi işletmeler de dahil olacak.

Mikro işletmeler destek programından 30 bin TL’ye kadar yararlanırken; küçük işletmeler ise 75 bin TL’ye kadar destek alabilecek. Alınan destekler 3 yıl geri ödemesiz, tamamı faizsiz ve 2024’ten itibaren de 4’er aylık dönemler halinde 6 taksitle geri ödenebilecek. Diğer yandan 2017 yılı ve sonrasında kurulan ve yenilikçi faaliyetlerde bulunan işletmeler ise 25.000 TL ilave destek alabilecek.

On binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

KOSGEB Desteğine Başvuru Kriterleri

KOSGEB destek programı kapsamında sağlanacak olan program iki destek bileşeninden oluşmaktadır. Mikro ve küçük işletmeler bu iki bileşenden sadece birine başvuru yapabilir. Bu kapsamda bileşenler şunlardır:

– Birinci Bileşen: İmalât sektöründe faaliyet gösteren MKİ’iler için işletme sermayesi desteği

– İkinci Bileşen: İmalât sektörü yanı sıra Bilgisayar Programlama, Danışmanlık ve ilgili faaliyetler sektörü ya da Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Faaliyetleri sektöründe bulunan yenilikçi MKİ’ler için işletme sermayesi desteği.

Ölçek ve Sektör Kriteri

KOSGEB destek programına başvuru yapabilmek için işletmenin mikro ve küçük ölçekli işletmeler (MKİ) arasında olması gerekir. Ayrıca başvuru yapacak işletmelerde sektör kriteri de aranmaktadır. Birinci bileşen için başvuru yapacak olan işletmelerin ana faaliyet kolu olarak imalat sektöründe (NACE Rev 2 – Kısım C); ikinci bileşene başvuru yapacak olanların ise daha yenilikçi ve genç işletmeler olması şartı aranır. Bu bağlamda ikinci bileşene başvuru yapacak olan işletmeler imalat sektörü (NACE Rev 2 – Kısım C), Bilgisayar programlama, danışmanlık ve ilgili faaliyetler sektörü (NACE Rev -2 – Bölüm 62) ile Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri sektörü (NACE Rev 2 – Bölüm 72) içerisinde yer alması gerekir.

Kimler Başvuramaz?

KOSGEB destek programına başvuru yapamayacak olan işletmeler ise şunlardır:

  • Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Vakıflar Bankası’nın 2020 yılında ilân ettikleri Covid-19 salgını kapsamında “İşe Devam Kredisi”nden yaralanan işletmeler desteğe başvuru yapamaz,
  • Dünya Bankasının kısıtlanan sektörler olarak açıkladığı işletmeler başvuru yapamaz,
  • KOSGEB Girişimci Kredi Faiz Desteği’nden yararlanan işletmeler başvuru yapamaz,
  • Yasal limitlerin üzerinde vadesi geçen ve tecil / taksitlendirilmemiş sosyal güvenlik borcu veya vergi borcu olanlar ile taksitlendirme yapmak veya borçlarını kapatmak amacıyla desteğe başvuru yapabilir.

Destek Türü ve Limitleri

KOSGEB destek programı kapsamında sağlanacak olan destek türü teminatsız ve faizsiz geri ödemeli destek olarak belirlenmiştir. Ödemenin onaylanması, işletmenin 2020 Mart ayında SGK 4A kapsamındaki çalışan sayısını, ödemeye esas olan 2021 Mart, Nisan ve Mayıs itibariyle koruması şartıyla verilecektir.

Mikro işletmeler 10.000 x 3 ay = 30.000 TL destek alabilir.

Küçük işletmeler: 25.000 x 3 ay = 75.000 TL destek alabilir.

Yukarıda belirtilen tutarlar üst limitlerdir. Ödeme miktarı, işletmenin esas ay itibariyle SGK 4A’lı çalışan sayısı ile uygun giderlerine göre sunulan harcama beyanına göre değişiklik gösterebilir.

Destek Kapsamındaki Giderler

KOSGEB destek programı kapsamındaki giderler, ödemeye esas olan 2021 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarındaki şu giderler için kullanılır:

  • İş yeri kirası,
  • Personel giderleri
  • Elektrik, ürün / hizmet üretimi, doğalgaz gideri, su gideri, iletişim giderleri, atık toplama giderleri gibi düzenli işletim giderleri,
  • Malzeme giderleri

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

İş Planı Nedir? İş Planı Nasıl Yapılır?

İş planı, bir kurum veya işletmenin hedeflerinin yanı sıra söz konusu hedeflere ulaşabilmek için hangi yöntemlerin ne şekilde ve ne zaman kullanılacağına yönelik bilgilerin düşünülerek yazıldığı bir belgedir. İş planları kurum veya işletmenin farklı detay bilgilerini ve finansal durumunu da kapsar.

Neden İş Planına İhtiyacınız Var?

Bir işin yürütülmesi sırasında çok sayıda faktöre bağlı olarak çok farklı durumlar veya problemler ortaya çıkabilir. İş planı, her şeyi önceden düşünerek ön görülerde bulunmak suretiyle işlerin nasıl yürütüleceğini önceden belirler. Bu sayede karşılaşılabilecek potansiyel sorunlarla başa çıkılıp çıkılamayacağı önceden belirlenmiş ve problem çözme yöntemleri hazırlanmış olur. Bu bağlamda iyi hazırlanmış bir iş planı, riskleri de azaltır. İş planı yalnızca problemlerin çözümü değil aynı zamanda işlerin olağan seyrinde nasıl yürütüleceğini de finans, zaman ve idari faktörleri göz önünde bulundurarak tasarlar.

Siz de on binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

İş Planına Kimler İhtiyaç Duyar?

Pek çok insan iş planını kendisi için hazırlayabileceği gibi, bankalar, sermaye arayışı sebebiyle potansiyel ortaklar veya hali hazırdaki işletmenin bağlı olduğu üst kurum için de hazırlayabilir. Bir şirkete sermaye yatırımı yapmaya karar veren potansiyel yatırımcılar, kredi verecek olan bankalar iş planını görmeye ihtiyaç duyar. Aynı zamanda üst kurum da alt şirketi gözetim altında tutmak için iş planına ihtiyaç duyar.

İş Planı Türleri

İş planı türleri kabaca dört farklı türe ayrılabilir. Bunlar; mini planlar, sunum planları veya, çalışma planları ve durumsal planlardır. Her biri çok farklı miktarlarda emek gerektirir. Buna karşılık olarak her zaman plan türleri arasında orantılı olarak farklı sonuçlar görülmez. Yani, daha ayrıntılı bir planın, kısaltılmış olan bir plandan daha üstün olması garanti edilmez. Başarı, çeşitli faktörlere ve doğru planın doğru ortamda kullanılıp kullanılmadığına bağlıdır.

Mini plan, genellikle daha küçük ölçekli işletme girişimleri için kullanılır. Hazırlanması ve mobil olarak her an her ortamda incelenebilir olması oldukça kolaydır. Bu plan türünde iş için gerekli tüm temel noktalar bulunur.

Sunum planları, bilgisayar veya görsel teknikler kullanılarak hazırlanan plan türüdür. Görsellerle desteklenmiş dinamik bir plan, özellikle potansiyel iş ortaklarına göstermek için idealdir. Sunum planı ise 20 dakika içinde tüm önemli noktalar aktarılabilir. Sanılanın aksine ciddi bir planlama ve derleme gerektirir. İş ile ilgili hemen her soruya cevap verir

Çalışma planı ise oldukça uzun ve detaylı bir plandır. Sunum noktasında ise oldukça kısadır. Çünkü bu plan türü tamamen içe dönüktür. Yani potansiyel ortaklara göstermek ve iş planını tanıtmak için değil işleri yürütmek, her ayrıntıyı yerine getirmek ve zamanlamak için yapılır.

Durumsal planlar belirli şartlara bağlı planlardır. Genellikle acil durumlarda neler yapılacağına yönelik planlar olarak tasarlanırlar. Ancak daha farklı durumsal planlar da hazırlanabilir. Şu olursa şöyle yapılacak şeklinde çeşitli şartlara bağlı olarak yürütülecek planlar, bu plan türü ile hazırlanır.

İş Planı Nasıl Hazırlanır?

Bir iş planı hazırlanırken yapılması gereken ilk iş, işletme veya kurumun hangi amaca hizmet ettiğinin belirlenmesidir. Amaç belirlendikten sonra bu amacın nasıl gerçekleştirileceği açıklanmalıdır. Aynı zamanda bu işi hali hazırda yapmakta olan diğer kurum ve işletmelerden farklı olarak neler ortaya konulabileceğinin saptanması önemlidir. Bir iş planı içerisinde yönetim ve çalışma şeması da yer almalıdır. En önemli diğer noktalardan biri ise Pazar bilgileridir. Pazar büyüklüğü, hedef Pazar ve bu pazarda başarılı olmak için geliştirilmesi gereken stratejiler ele alınmalıdır. Tahmini maliyet, gider ve kar oranları zamansal bir çizelgede hazırlanmalıdır. İşlerin yürütülebilmesi için ne miktarda sermayeye ve çalışma sermayesine sahip olunması gerektiği de belirlenmelidir. Bir iş planının olmazsa olmazlarından birisi ise, olumsuz durumlarda yapılması gereken şeylerin belirlenmesi ve acil durum protokollerinin oluşturulmasıdır.

İş Planının Faydaları

İş planı, söz konusu kurum veya işletmenin eleştirel bir bakış açısıyla ele alınabilmesine ve eksiklerinin görülebilmesine olanak sağlar. Bu duruma ek olarak geniş çaplı ekonomik bir tablo sunar. Kurum veya işletmenin işlerin yürütülmesi için belirli bir çizelge ve rehber görevi gören İş planı, aynı zamanda potansiyel risklerin önceden tespit edilebilmesine olanak tanır. Ayrıca belirli bir zaman sonra geçmişe dönük iş planlarına bakılarak, öngörülerin ne derece tutarlı ve hedeflerin ne derece gerçekleştirilmiş olduğuna dair kıyaslama yapılabilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Alt İşveren Nedir? Alt İşverenlik Nedir?

Taşeron olarak da bilinen alt işveren, asıl işin belirli bir bölümünü yapmakla sorumlu olan ikinci bir işverendir. Asıl işveren, geniş çaplı bir işin belirli bir bölümünü uzmanlık, teknoloji, kapasite veya zaman gibi çeşitli sebeplerle başka bir işverene yaptırabilir. Bu durumda söz konusu işin verildiği diğer işveren, taşeron veya alt işveren olarak adlandırılır.

Alt işveren, asıl işverene karşı sorumludur. Örneğin, bir inşaat firması, inşaatın tüm elektrik tesisatının döşenmesi işinin gerçekleştirilmesi için bir alt işveren görevlendirebilir. Bu durumda, elektrik tesisatının döşenmesi işini yürüten işveren, alt işveren olarak nitelendirilir. Söz konusu işin yapılması sırasında ortaya çıkacak tüm masraflar, personel giderleri ve personel yönetimi tamamen alt işverene aittir. Ancak ortaya çıkabilecek çeşitli yasal durumlar kapsamında alt işveren ile asıl işveren müşterek sorumluluk altına girebilir.

Alt İşverenlik İlişkisi Nedir?

Alt işverenlik, 4857 sayılı İş Kanunu ile yasalar kapsamına dâhildir. Bu kanun kapsamında asıl işveren, söz konusu işyerindeki faaliyetleri kapsamında işlerine yardımcı olması veya asıl işin yalnızca belirli bir veya birkaç bölümünü yürütmesi için bir alt işveren görevlendirebilir. İş alan alt işveren ile işi veren asıl işveren arasındaki ilişki, alt işveren ilişkisi olarak adlandırılır.

Asıl iş, kanun kapsamında “mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan iş” olarak tanımlanmıştır. Asıl iş, tamamen olmamak kaydıyla çeşitli gerekçeler ve koşullar kapsamında alt işverenlere verilebilir. Yasalar kapsamında devamlılığa yönelik bir kısıtlama bulunmaz. Bu sebeple alt işverenler geçici niteliğe sahip işlerin yanı sıra devamlılığa sahip işleri de alabilir.

Yardımcı iş, mal veya hizmet üretiminin zorunlu unsuru olmasa da asıl işe bağlı olan ve asıl iş devam ettiği sürece ihtiyaç olan işlerdir. Yemek, güvenlik ve temizlik gibi çeşitli iş kalemleri yardımcı iş olarak adlandırılabilir. Asıl işveren, bu gibi işleri yapmak için ekstra masraf ve yatırım yüküne girmek yerine hali hazırda o işi yürütmekte olan farklı bir firmayı alt işveren olarak belirleyebilir.

Asıl işin belirli bir bölümünün yapılmasında ortaya çıkacak olan çeşitli kısıtlar, teknoloji ihtiyaçları, uzmanlık ihtiyaçları veya zamansal problemler sebebiyle asıl işveren, bir alt işverene ihtiyaç duyabilir. Bu durumda asıl işin belirli bir bölümünü oluşturan söz konusu işin gerçekleştirilmesinde alt işveren görevlendirilebilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

Alt İşverenlik İlişkisinin Riskleri ve Yükümlülükleri Nelerdir?

Alt işverenlik ilişkisi kapsamında, asıl işveren ve alt işveren arasında zincirleme bir sorumluluk bulunur. Örnek olarak alt işveren kendisine bağlı olarak çalışan personellerin sigorta primlerini ödemez ise, olası bir hukuki işlemde kamu otoritesine karşı alt işveren kadar asıl işveren de sorumlu olacaktır. Bu durum asıl işveren için bir risk teşkil eder. Zira alt işverenden kaynaklanan problemler nedeniyle, asıl işveren çeşitli masraflar altına girebilir. Aynı durum, iş kazaları ve meslek hastalıkları gibi durumlardan doğabilecek olumsuzluklar için de geçerlidir.

Siz de onbinlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Asıl İş Alt İşverene Verilebilir Mi?

Asıl iş; teknoloji, uzmanlık, zaman ve kapasite gibi gerekçeler gerektiren durumlar dışında alt işverenlere devredilmek veya bölünmek suretiyle verilemez.

Alt İşveren Asıl İşverene Rücu Edebilir Mi?

Şayet bir alt işverenlik sözleşmesinin varlığı söz konusu ise, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. Fıkrasına göre işverenler personellere karşı müşterek sorumluluğa sahip olurlar. Bu bağlamda personeller işçilik haklarının ödenmesi hususunda işverenlerden herhangi birine talepte bulunabilirler. Ödemeyi gerçekleştiren taraf, söz konusu borcun kendi üzerine düşenden daha fazlasını veya tamamını ödemiş ise diğer tarafa rücu edebilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Ortak Girişim Nedir?

Ortak girişim; iki veya daha fazla işletme veya kişinin ortak bir iş fikri üzerinde eşit veya farklı oranlarda yatırım yaparak, söz konusu yatırım kapsamındaki tüm kar, zarar, risk ve faydalara yatırım yapılan oranda pay sahibi durumudur. Ortak girişim, tüm tarafların eşit miktarda ortak olabileceği gibi aynı zamanda farklı oranlarda muhasebe yapılan ortaklıklarla da mümkün olabilir. Örneğin, iki ortağa sahip bir ortak girişimde birinci ortağın %60, ikinci ortağın ise %40 payı olabilir. Bu durumda girişimin kâr etmesi halinde her iki ortak da kendi payı oranında kazancını alır. Aynı şekilde zarar söz konusu olması halinde ise birinci ortak %60, ikinci ortak ise %40 oranında zarar etmiş olur. Ortak girişim genellikle farklı sektörlerdeki işletmeler tarafından yapılır.

Ortak Girişimin Amacı Nedir?

Ortak girişimin en temel amacı, oldukça çetin rekabet ortamında daha iyi rekabet edebilmek veya rekabete katılabilmek için güç birleştirmektir. Bir kişinin veya işletmenin tek başına gücünün yetmeyeceği bir sermaye gereksinimi, daha fazla sayıda ortakla beraber ortak girişim yapılması halinde rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Bu da hem yeni pazarlara dahil olabilme hem de daha iyi rekabet edebilme olanağı sağlar.

Ortak Girişim Yapısı

Her ortak girişimin yapısı, ortak girişim henüz hayata geçirilmeden önce potansiyel ortaklar tarafından belirlenir. Ortak girişim kapsamında kimin ne kadar paya sahip olacağından hangi işlerle ilgileneceğine kadar önceden belirlenmiş bir yapı kurulur. Elbette ki bu yapı gelecekte ortaklar tarafından alınacak kararlarla da değiştirilebilir. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, birbirlerinin sektörlerine giriş yapmak için büyük kaynaklarla yatırım yapmak yerine ortak girişim kurarak hali hazırdaki düzene ortak olabilir ve büyütebilirler. Bu durum bazen aynı sektörler içerisinde de olabilir.

Öte yandan bazı dev şirketler, belirli bölgelerdeki yerel işletmelerle de ortak girişim kurabilir. Bu her iki taraf için de karlı bir durum olur. Çünkü ciddi yatırımlar yapmadan hali hazırda işleyen bir sisteme dahil olunmuş olur. Yeni ortakların gelmesiyle artan sermaye birikimi ile de daha farklı potansiyel pazarlara girilebilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Ortak Girişim Şirket Tipi Nedir?

Ortak girişimin şirket tipi her kanunda farklı şekilde ele alınmış olabilir. Ancak ortak girişim şirket tipi; Adi Ortaklık, Ortak Girişim veya İş Ortaklığı olarak kurulur. Borçlar kanunu kapsamında ortak girişimler Adi Ortaklık kapsamında yer alır. İhale kanununda doğrudan Ortak Girişim olarak yer alırken, vergi kanununda ise İş Ortaklığı kapsamında yer alır.

Siz de on binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Ortak Girişim ve Konsorsiyum Arasındaki Fark Nedir?

Ortak girişim paydaşları, mevcut hak ve sorumluluklarıyla söz konusu girişimin tamamını birlikte yapmak üzere birleşir. Konsorsiyum paydaşları ise, mevcut hak ve sorumlulukları ayrıdır. Her paydaş, söz konusu için kendisini ilgilendiren alanıyla uğraşır ve şekilde ortaklık yürütülür. İş ortaklığı her türlü ihaleye teklif verebilir. Öte yandan ortak girişimlerin her türlü ihaleye teklif vermesi mümkünken, konsorsiyumların ihaleye girebilmesi için ihale dokümanında yer alması gerekir.

Ortak Girişim Sözleşmeleri Nasıl Hazırlanmalıdır?

Ortak Girişim Sözleşmeleri’nin hazırlanması sırasında tarafların tüm hak ve sorumlulukları sözleşmeye ayrıntılı bir biçimde eklenir. Buna ek olarak ortak girişimi her zaman güvence altına alan ifadelere yer verilmesinin yanı sıra taraflar arasında meydana geleblecek olası anlaşmazlıkları kısıtlayıcı maddelerin eklenmesi de büyük önem taşır.  Ortak girişime dahil olan paydaşların her birinin faaliyet ve uzmanlık alanları da sözleşme içerisinde detaylı bir şekilde ele alınmalıdır.

Ortak girişim kapsamında yapılacak her türlü plan ve projeden tüm paydaşlar sorumludur. Ortak Girişim Sözleşmeleri’nin hazırlanmasından önce bir gizlilik sözleşmesi yapılması ve akabinde de ön protokol imzalanması, ortak girişime dahil olacak tüm tarafların hukuki güvenliği açısından önemlidir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Mail Order Nedir? Ödemeler Nasıl Alınır?

Mail Order, kredi kartı ile alışveriş yapma türlerinden biridir. Klasik kredi kartı kullanımından farklı olarak mail order, kredi kartının fiziksel olarak mevcut olmadan yalnızca üzerindeki kart numarası ve güvenlik kodu gibi rakamların tuşlanması yoluyla gerçekleştirilir. Kredi kartı bilgileri pos cihazına tuşlanarak mail order işlemi başlatılabilir. Ardında gelişen süreç normal kredi kullanımı gibi devam eder. Normal kullanım sırasında pos cihazı iki adet slip verir. Bu sliplerden birisi kredi kartı sahibi, diğeri ise işletme içindir. Mail order ile yapılan alışverişlerde ise tek pos cihazından tek slip çıkar.

Mail Order Nasıl Ödeme Alır?

Mail order ile yapılan ödemeler, tıpkı normal şekilde yapılan kredi kartı ödemeleri gibi bankadan alınabilir. Ödeme yapıldıktan sonra söz konusu meblağ, ilgili bankanın uygulamasına göre 1 ila 3 gün arasındaki bir süre içerisinde pos cihazının bağlı olduğu banka hesabına geçecektir. Normal alışveriş işlemlerinde olduğu gibi, işletme parayı anında çekmek isterse bankayla olan anlaşmasına bağlı olarak çeşitli kesintileri kabul etmek şartıyla da çekebilir.

Siz de on binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Mail Order Güvenli Midir?

Mail order işlemi sırasında alıcı, tüm kart bilgilerini karşı tarafa yazılı veya sözlü bir şekilde ilettiği için mail order için tamamen güvenli demek mümkün değildir. Çünkü söz konusu kart bilgileri, kart sahibinin rızası dışında da daha sonra kullanılabilir. Buna karşılık, kart sahibinin onayı olmadan yapılan işlemler için yasal süreç başlatmak mümkündür. Ancak yasal süreç sonuçlanana kadar geçecek zaman ve ortaya çıkacak masraflar göz önüne alındığında mail order ile alışveriş yapılacak kişi veya kurumların güvenilir olmasına özen gösterilmelidir.

Mail Order Yönetiminde Kart Sahibi ve Satıcı İçin Riskler Nelerdir?

Mail order işlemi kart sahibi kadar aynı zamanda satıcı için de çeşitli riskler barındırır. Kart sahibi için en büyük risk, kendi rızası dışında kart bilgilerinin kullanılmasıdır. Bu işlem için herhangi bir şifre veya doğrulama istenmeyeceği için, kart sahibinin dolandırılması veya zarara uğratılması mümkün hale gelir. Öte yandan bu tür bir durumun ortaya çıkması halinde satıcı yasal olarak suçlanabileceğinden, satıcı için de mail order işlemi büyük bir sorumluluktur. Çünkü mail order işlemi sırasında verilen kart bilgileri, satıcının da haberi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak üçüncü kişilerin eline geçme riski bulundurur. Diğer yandan böyle bir durum olmasa bile kart sahibi, satıcıya karşı söz konusu mail order işleminin rızası dışında yapıldığına yönelik suçlamalar yöneltebilir. Bu yüzden mail order ile yapılan işlemlerde genellikle satıcı tarafından gönderilen bir form alıcı tarafından doldurulup imzalanarak geri verilir. Mail order ile alışveriş yaparken, her iki tarafın da olabilecek tüm güvenlik önlemlerini alması önemlidir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Mail Order’ın Avantajları Nelerdir?

Mail order’ın en büyük avantajı, kredi kartının mevcut olmadan kullanılmasına olanak sağlamasıdır. Bu sayede kredi kartı yanında olmadığı için alışveriş yapamayacak kişilere büyük bir imkan sunulmuş olur. Ancak daha da önemlisi müşterinin uzakta olduğu durumlarda mail order yöntemiyle ödeme yapabilmesidir. Böylece işletmeler, başka bir şehirdeki müşteriden ödeme alarak hizmet verebilirken söz konusu müşteri de uzaktaki bir hizmeti satın alma imkanı elde edebilir. Özellikle turizm, seyahat, sigorta, çiçek ve hediyelik eşya gibi ürün ve hizmetlerin arz ve temininde mail order büyük avantajlar yaratabilir.

Mail Order’ın Dezavantajları Nelerdir?

Mail order’ın en büyük dezavantajı, barındırdığı güvenlik riskleridir. Bu riskler hem alıcı hem de satıcı için kendisini gösterebilir. Güvenlik risklerini en aza indirmek için mail order ile alışveriş işlemi sırasında pek çok prosedürün yerine getirilmesi gerekebilir. Örneğin, satıcı, alıcıdan mail order izin formunun yanı sıra imza, kimlik fotokopisi, sesli onay ve benzeri pek çok yöntemle garanti isteyebilir. Bu durum hem oldukça meşakkatli hem de oldukça zaman alıcı olabilir. Ayrıca karşılıklı güvensizlik hissiyatı alıcı ile satıcı arasında olumsuz bir hava yaratabilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Huzur Hakkı Nedir? Nasıl Hesaplanır? Kimlere Verilir?

Şirketler, vakıflar ve derneklerde, yönetim kurulu üyeleri ilgili kurumun işleriyle ilgili çeşitli kararlar almak için düzenli veya gerekli hallerde toplantı yaparlar. Yapılan bu yönetim kurulu toplantıları için zaman ve mesai harcanır. Harcanan bu zaman ve mesai kapsamında yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenir. Huzur hakkı pay dağıtımı değil, hizmet karşılığı alınan bir ücret türüdür. Bu sebeple de vergilendirmeye tabidir.

Huzur hakkı ödemeleri genel kurula gerek kalmaksızın yönetim kurulu kararıyla yapılabilir. Ancak huzur hakkı ödemesinin genel kurul ile tescillenmesi de mümkündür. Huzur hakkı ödemeleri toplantı başına yapılabileceği gibi gün, ay veya yıl cinsinden hesaplanarak da gerçekleştirilebilir. Huzur hakkı ödemeleri aynı zamanda muhasebe gideri olarak gösterilebilir. Huzur hakkı ödemesinde söz konusu yönetim kurulu üyesinin müdürlük icra ediyor olması veya olmaması önemli değildir.

Huzur Hakkı Nasıl Hesaplanır?

Huzur hakkı hesaplaması yapılırken öncelikle stopaj yani gelir vergisi ve ayrıca damga vergisi oranları düşülür. Çünkü huzur hakkı, vergilendirmeye tabi bir ödeme türüdür. Stopaj vergisinin kesintileri ise artan bir oran sistemine sahiptir. Huzur hakkı hesaplanırken öncelikle brüt ücret üzerinden stopaj oranının belirlenmesi gerekir. Örnek vermek gerekirse, ilk huzur hakkı ödemesinde brüt toplamın 15 bin TL olduğunu varsayarsak, stopaj vergisinin 2021 yılı oranları 24 bin TL’ye kadar %15 olduğundan stopaj 2.250 TL olarak belirlenmiş olur. Bir sonraki huzur hakkı ödemesinde yine brüt 15.000 TL olduğu göz önüne alınırsa, önceki ödemeyle beraber kümülatif brüt miktarı 30.000 TL olur. Bu sebeple ödenecek 15.000 TL’nin yasal sınır olan 24.000 TL’den çıkartılmasıyla bulunan 9.000 TL’nin stopaj oranı %15, geri kalan 6 bin TL’lik kısım ise daha üst vergi limiti olan %20 oranı üzerinden hesaplanır. Stopaj vergisi oranları 2021 yılı için aşağıda verilmiştir.

  • 24 bin TL’ye kadar:    %15
  • 53 bin TL’nin 24 bin TL’si için 3.600 TL,  geri kalanı %20
  • 190 bin TL’nin 53 bin TL’si için 9.400 TL, geri kalanı %27
  • 650 bin TL’nin 190 bin TL’si için 46.390 TL, geri kalanı %35
  • 650 bin TL’den fazlasının 650 bin TL’si için 207.390 TL, geri kalanı %40

Stopaj vergisinin hesaplanmasından sonra damga vergisinin de hesaplanması gerekir. Damga vergisi ise 2021 yılı itibariyle binde 9,48 oranındadır. Vergilerin hesaplanması sonucunda ortaya çıkan rakam huzur hakkını verecektir.

Siz de on binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Huzur Hakkı Hesaplarken Nelere Dikkat Edilir?

Huzur hakkı hesaplarken dikkat edilmesi gereken hususların başında bordro gelir. Huzur hakkı, ücret sınıfına giren bir ödeme türü olduğundan dolayı asgari geçim indirimi kapsamındadır fakat sigorta primi kapsamında değildir. Bu sebeple huzur hakkı ödemeleri için bordro düzenlenmesi bir zorunluluktur. Öte yandan huzur hakkı kapsamında yapılacak ödemelerin, söz konusu şirketin mali yapısı ile uyumlu ve kabul edilebilir olması önemlidir. Bu durumun aksi bir şekilde, ilgili şirketin mali yapısı ile uyumlu olmayan, uygunsuz ve şüphe uyandıran huzur hakkı ödemeleri yasal olarak örtülü kazanç elde etmekle itham edilebilir ve bu kapsamda maddi cezanın yanı sıra farklı yasal işlemlerle karşılaşılabilir.

Huzur Hakkının Vergilendirmesi

Huzur hakkı, gider olarak gösterilebilen bir ödeme türü olduğu için vergi yönünden bazı avantajlar kazandırabiliyor. Kurumlar vergisi oranı 2021 yılı itibariyle %25’dir. Bunun yanı sıra her kar dağıtımına müteakiben ortaklar tarafından %15 oranında stopaj vergisi ödemesi de yapılır. Fakat huzur hakkı kapsamında ödenen ücretler, ücretin miktarına göre %15’den başlayarak %40’a varan oranlara kadar vergilendirildiği için bu söz konusu tutar gider olarak gösterilebilir. Huzur hakkı ödemesinin gider olarak gösterilmesinden sonra bu duruma bağlı olarak beyan edilen şirket kârının yanı sıra geçici kurumlar vergisi için ödenecek miktarlarda da düşüş yaşanacaktır. Diğer yandan şirketten alınan kâr paylarının gider olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını vurgulamakta fayda vardır.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Fizibilite Çalışması Nedir? Nasıl Yapılır?

Fizibilite çalışması, herhangi bir proje veya planın ilk tasarım aşamasıdır. Adından da anlaşılabileceği gibi fizibilite çalışması, bir fikrin uygulanabilirliğine yönelik bir analiz türüdür. Bir fizibilite çalışması yapmanın asıl amacı, operasyon öncesinde fizibilite çalışması yapılan söz konusu projeye devam etme veya projeyi iptal etme kararını almaya yardımcı olmaktır. Fizibilite çalışması yapılırken, söz konusu projenin ilgili tüm faktörleri dikkate alınır. Projenin başarıyla tamamlanma olasılığının yanı sıra meydana gelecek olumsuz durumlar ve başarısızlıklar da göz önünde bulundurulur. Bu kapsamda her türlü ekonomik, teknik, yasal, zamanlama unsurları fizibilite çalışmasına dâhil edilir.

Fizibilite Çalışması Neden Yapılmalıdır?

Fizibilite çalışması, proje önerisi fikrine nasıl devam edilmesi gerektiğine dair temel soruyu cevaplamaya yardımcı olmaya odaklanır. Bu kapsamda, çalışmanın tüm faaliyetleri bu soruyu cevaplamaya yardımcı olmayı amaçlar. Bir projenin veya planın tüm yönlerini iyice anlamak için fizibilite çalışması yapmak oldukça önemlidir. Bu sayede projenin veya planın hayata geçirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek potansiyel sorunların farkında olunabilir.

Fizibilite çalışmaları, şirket veya uygulayıcı kurum söz konusu proje veya planın uygulanabilmesi için gerekli kaynaklara veya teknolojilere sahip midir sorusuna cevap vermesinin yanı sıra aynı zamanda projenin yapılacak olan yatırım kapsamında ortaya çıkabilecek risklere karşı makul bir getiri sunup sunmadığı sorusuna da cevap verir. Bir iş fikrinin işe yarayıp yaramayacağını yatırım yapmadan operasyon öncesi dönemlerde erkenden belirlemek zaman ve para başta olmak üzere pek çok konuda tasarruf sağlar. Bu yüzden fizibilite çalışmasının oldukça önemli bir rolü olduğu söylenebilir.

Siz de on binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Fizibilite Raporu Nedir?

Bir planın, projenin veya iş fikrinin işe yarayıp yaramayacağına dair yüksek düzeyli bir öngörü, yalnızca iyi bir fizibilite raporuyla ortaya konulabilir. Fizibilite raporu, söz konusu proje veya plan ile ilgili olarak yapılan fizibilite çalışmasının, iyi anlaşılabilir ve doğru yorumlanabilir bir şekilde kâğıda dökülmüş halidir. Bir fizibilite raporuna bakılarak, ilgili proje veya plan ile alakalı tüm avantajlar ve dezavantajlar görülebilir. Bunun yanı sıra çeşitli öngörüler ve tahminler, sağlam ve tutarlı gerekçelere dayandırılmış bir şekilde fizibilite raporunda yer alır. Fizibilite raporunun incelenmesi sonucu; risk faktörleri, tahmini başarı ihtimali, muhtemel riskler, avantajlar ve dezavantajların yanı sıra projenin hayata geçirilmesi sırasında veya uygulama sürecinde ortaya çıkabilecek aksaklıklar, sermaye ve muhasebe ihtiyaçları görülebilir.

Bir fizibilite raporu; yönetici özeti, ürün veya hizmetin tanımı, teknoloji konuları, ürün veya hizmet pazarı, belirli bir pazarın belirlenmesi, pazarlama stratejisi, organizasyon yapısı, program, finansal projeksiyonlar, riskler, gerekli yatırımlar ve bu yatırımların kronolojisi gibi başlıklar veya bölümler bulundurabilir.

Fizibilite Çalışması Nasıl Yapılır?

Bir fizibilite çalışması oldukça etkin bir araştırma gerektirir. Bu yüzden fizibilite çalışması yapılırken araştırma faaliyetleri yürütülerek işe yarayabilecek her türlü bilgi toplanmaya çalışılır. Bu bilgiler daha sonra işlenerek belirli bir düzende ve bir anlam ifade edecek şekilde raporlanır.

Fizibilite çalışması yapılırken ilgili alanla alakalı olan hemen her türlü bilgi işe yarayabilir ancak bazı bilgiler olmazsa olmazdır ve kesin olarak araştırılmalıdır. Pazarın büyüklüğü, muhtemel tesislerin konumu, teknolojisi, idari modelin tasarımı, yatırım ihtiyaçları, finansal kaynaklar ve istihdam koşulları bir fizibilite çalışması kapsamında araştırılması önemli konular arasındadır. Fizibilite çalışması yapılırken; ön analiz, pazar değerlendirmesi, organizasyon, finansal kontrol, risk analizi ve sonuçlar şeklinde 6 adım izlenmesi tavsiye edilir.

Fizibilite Türleri Nelerdir?

Fizibilite türleri; teknik, ekonomik, yasal, operasyonel ve zamansal olmak üzere beş çeşittir. Teknik fizibilite çalışması daha çok söz konusu plan veya projenin teknik yönlerine odaklanırken, ekonomik fizibilite ise işin mali yönleriyle ilgili geniş bilgiler edinmeyi amaçlar. Yasal fizibilite adından da anlaşılabileceği gibi söz konusu plan veya projenin yasal boyutunu ele alarak meydana gelebilecek yasal engeller de dahil olmak üzere her türlü hukuki durumu inceler. Operasyonel fizibilite, planın hayata geçirilmesi sonrasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçların nasıl ve ne derece karşılanabileceği ile ilgilenirken, zamansal fizibilite ise plan veya projenin hayata geçirilmesinden sürdürülmesine kadar her türlü zamansal boyutu ele alır.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Pazaryeri Muhasebe Programı Entegrasyonu Nedir?

Pazaryeri Nedir?

İnternet alışverişleri son yıllarda hiç olmadığı kadar çok tercih edilmeye başlanmıştır. E-ticaret sisteminin bu kadar çok tercih edilmesi sonuç olarak e-ticaret platformlarının da artışını sağlamıştır.

Günümüzde online alışveriş yapılabilmesini sağlayan çok sayıda platform vardır. Bu platformlara pazaryeri adı verilir. Müşteriler, diledikleri pazaryerinden alışveriş yapabilme imkanına sahiptir. Her pazaryerinin kendine has özellikleri bulunur. Pazaryerleri muhasebe programı entegrasyonu ise pazaryeri sisteminin sunduğu satış işlemlerine ait muhasebe işlemlerinin entegre ve senkronize bir şekilde çalışmasını sağlar.  

Entegrasyon ve e-Ticaret Entegrasyonu Nedir?

Entegrasyon, kelime anlamı olarak tek bir noktada birleşip beraber çalışmayı ifade eder. e-Ticaret entegrasyonu ise satıcılara kolaylık sağlayan programların entegre bir şekilde beraber çalışmasıdır. e-Ticaret entegrasyon programı sayesinde satıcı, çok sayıda işlemi tek bir kontrol alanından kolayca gerçekleştirebilir. Satıcı, e-ticaret entegrasyonu sistemleriyle stok takibi yapabilir, ürün ekleyip ürün güncelleyebilir, stok bilgisi ve fiyat bilgisini güncelleyebilir.

e-Ticaret üzerinden satış yapan bir satıcının muhasebe programlarını pazaryeri sistemleriyle entegre etmesi işini kolaylaştırabilecek gerekli işlemlerden biridir. Aksi takdirde çok basit işlemler için bile fazla vakit harcanabilir. E-ticaret entegrasyonu satıcıya her açıdan kolaylık ve pratiklik sunan bir sistemdir. Günümüzde çok sayıda satıcı e-ticaret entegrasyonu sistemlerini kullanır.  

Siz de onbinlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Pazaryeri Entegrasyonu Nedir?

Pazaryeri entegrasyonu, isminden de anlaşılacağı üzere satıcının işini kolaylaştıran muhasebe yazılımlarının pazaryerinin kendi sistemiyle uyumlu ve senkronize bir şekilde çalışmasıdır. Satıcı yaptığı satışları, gelir gider takibi işlemlerini kontrol ettiği muhasebe programlarını çalıştığı pazaryerinin sistemiyle entegre edebilir. Böylelikle satıcının pazaryeri üzerinden yaptığı satışları kontrol etmesi çok daha kolay hale gelir. Pazaryeri entegrasyonu sayesinde satıcının kolayca yapabileceği işlemler şu şekilde sıralanabilir:

  • Satıcı pazaryeri entegrasyonu sayesinde ürün ekleme işlemini kolay bir şekilde yapabilir. Bu bağlamda mağazaya her ürün eklenmek istendiğinde, pazaryeri sistemiyle entegre edilen yazılımlar sayesinde çok hızlı ve pratik bir şekilde yeni ürün eklemesi yapılabilir.
  • Satıcı, pazaryeri entegrasyonu sayesinde mağazasında bulunan ürünleri ve daha önce eklediği ürün bilgilerini güncelleyebilir. Bu bilgilere ürünün fiyatı, resmi, stok bilgisi  ve açıklama kısmı örnek olarak verilebilir
  • Satıcı, pazaryeri entegrasyonu ile sipariş takibini yapabilir. Böylece müşterisinin sipariş ettiği ürünün teslimat sürecini ve ne zaman teslim edileceğini görülebilir.  
  • Satıcı, müşteri mesajlarını pazaryeri entegrasyonu sistemiyle cevaplayabilir. Pazaryerlerinde müşterilerin satıcıya soru sormak amacıyla mesaj gönderebileceği alanlar bulunur. Entegrasyon sayesinde bu mesajlara oldukça kolay ve hızlı bir şekilde cevap verebilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Pazaryeri Muhasebe Entegrasyonu Programı Nasıl Çalışır?

Satıcının pazaryeri sistemine entegre ettiği muhasebe programları, gerçekleştirilen her işlemi kontrol ederek çalışır. Örnek olarak, müşterinin sipariş ettiği ürünü anında ve gecikmesiz bir şekilde satıcıya bildirir. Böylece satıcı gecikmeden ürünü kargoya verir ve kargonun teslim süreci ilgili entegre muhasebe programı üzerinden kolayca görülebilir.

Muhasebe programı, pazaryeri sisteminde gerçekleşen her işlemi takip eder ve satıcıya bildirir. Bu ve bunun gibi çok sayıda özelliği sayesinde pazaryeri sistemine entegre muhasebe programları oldukça kullanışlı ve pratik sistemlerdir.

Pazaryerinde Satılan Ürünlerin Faturası Otomatik Nasıl Kesilir?

Pazaryeri üzerinden müşteri istediği ürünü hızlı ve pratik bir şekilde sipariş edebilir. Siparişlerin yoğun olduğu durumlarda her sipariş için manuel fatura kesmek yorucu olabilir. Pazaryerine entegre edilen muhasebe programları satış işlemlerine dair oluşturulması gereken faturaları otomatik olarak hazırlayan sistemlerdir.

Satıcı, muhasebe programlarını kullanırken sipariş durumunda doldurulması gereken parametreleri girer. Entegre muhasebe programları ise gerekli bilgileri otomatik olarak ilgili doldurur ve saniyeler içerisinde fatura oluşturulabilir. Ayrıca satıcı tüm bu işlemleri belirli bir konuma bağlı kalmadan, internet bağlantısına sahip olduğu her yerden saniyeler içinde yapabilir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Mikro İhracat Nedir? Mikro İhracat Faturası Nasıl Kesilir?

E-ticaret yani online alışveriş, standart alışverişin tanımını oldukça değiştirmiştir. Standart alışverişlerde, müşteri fiziksel bir mağazaya gider ve ürünler arasından istediğini seçerek satın alır. Fakat internet alışverişlerinde durum çok daha farklı ilerler. İnternet alışverişleri, standart alışveriş sisteminin dezavantajlarını ortadan kaldıran yenilikçi bir çözümdür. Bu özellikleri sayesinde son yıllarda hiç olmadığı kadar çok tercih edilir. Online alışveriş sistemlerinin fiziki bir mağazaya gitmeyi gerektirmemesi, farklı konumlarda bulunan müşterilerin aynı ürüne ulaşabilmesini de kolaylaştırır. Dünyanın öteki ucunda bulunan bir müşteri, istediği ürünü internet üzerinden sipariş edebilir. Böylelikle farklı bir konumda bulunsa bile istediği ürünü satın alabilir. Farklı ülkelere internet üzerinden ürün satan satıcılar mikro ihracat yöntemini kullanır. Mikro ihracat, geleneksel ihracat ve yurtdışı satış yöntemlerine nazaran çok daha hızlı, kolay ve maliyetsizdir.

Siz de on binlerce işletme sahibinin tercih ettiği Logo İşbaşı’nda göndereceğiniz e-fatura ve e-arşiv faturalar için aylık 100/ yıllık 1200 kontöre kadar kullanım HEDİYE! Üstelik ücretsiz e-faturaya geçiş danışmanlığı ile yerinizden kalkmadan, 30 dakikadan daha az bir zamanda hızlı ve kolayca e-faturaya geçersiniz. Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği Logo İşbaşı’nı 14 gün boyunca ücretsiz deneyebilirsiniz.

Mikro İhracat Nedir?

Mikro ihracat, e-ticaret alışverişlerinde sipariş edilen ürünlerin yurt dışına gönderilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu sistem sayesinde satıcıların yurtdışına ürün göndermesi için gümrük müşaviri gibi faktörlere ihtiyacı kalmaz. Mikro ihracatla ürünlerin yurtdışına gönderilebilmesi için satıcı faturanın İngilizce ve Türkçe versiyonlarını yetkili kargo şirketine teslim eder. İlgili kargo şirketi, sipariş edilen ürünü yurt dışına çıkarır ve faturası ile birlikte alıcısına teslim eder. Mikro ihracat yöntemi sayesinde küçük firmalar ve KOBİ oluşumları bile yurt dışına satış yapabilir.

Mikro İhracat Faturası Nasıl Kesilir?

Çok sayıda satıcı yurtdışına ürün göndermek istediği için mikro ihracat faturası nasıl düzenlenir konusunu merak eder. Mikro ihracat yöntemi sayesinde ağırlığı 300 kg altında olan ve değeri 15.000 Euro altında olan her ürün gümrük işlemlerine takılmadan hızlıca yurt dışına gönderilebilir. Bu yöntemle gönderilen ürünler için fatura kesilebilir.

Mikro ihracatla gönderilen ürünlere fatura kesebilmek için ürünün e-ihracat yoluyla gönderilmesi şart değildir. Böylece yurt dışına ürün gönderen satıcılar, ETGB yani Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi sistemi yoluyla fatura kesebilirler.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Mikro İhracat Faturası Üzerinde Bulunması Gerekenler Nelerdir?

Mikro ihracatla yurt dışına gönderilen ürünlere dair kesilen e-ihracat faturası belgesinde şu bilgilerin bulunması gerekir:

  • Fatura tipi
  • Belge numarası
  • Fatura tarihi
  • Mal kodu ve açıklaması
  • Gönderilen ürünün miktarı
  • Gönderilen ürünün birim fiyatı
  • İskonto oranı ve tutarı
  • KDV oranı ve tutarı
  • Vergi muafiyeti sebebi
  • Gönderilen ürünün tutarı
  • Ödenecek olan toplam tutar

Yurt dışına gönderilen ürünlere dair fatura keserken yukarıdaki alanların doldurulması yeterlidir. Satıcıların mikro ihracat faturası düzenlerken yukarıdaki bilgileri doğru ve eksiksiz bir şekilde doldurması herhangi bir yanlışlık olmaması açısından son derece önemlidir.

Mikro İhracatta Vergi Avantajı Nedir?

Mikro ihracat, standart ihracat yöntemlerine nazaran çok sayıda avantajı olan bir sistemdir. Bu avantajlardan birisi de vergi muafiyetidir. Satıcılar, mikro ihracat yöntemiyle satış yaparken vergiden muaf tutulabilirler. Vergiden muaf olabilmek için bazı şartların karşılanması gerekir. Bu şartlar şu şekilde sıralanabilir:

  1. Satışlardan elde edilen yıllık hasılatın 400 bin liraya kadar olanlarının, aynı yıl içerisinde kendi sigortalarının olması,
  2. Satışlardan elde edilen yıllık hasılatın 800 bin liraya kadar olanlarının, aynı yıl içerisinde kendi sigortalarının olması ve en az bir tam zamanlı ya da eş zamanlı işçi çalıştırması,
  3. Yıllık hasılatı 1 milyon 600 bin liraya kadar olanlarının, ilgili yıl içerisinde kendi sigortalarının olması ve en az bir ortalama iki tam ya da yarı zamanlı işçi çalıştırması,
  4. Yıllık hasılatı 2 milyon 400 bin liraya kadar olanlarının ilgili yılda kendi sigortalarının olması ve ortalama 3 tam ya da eş zamanlı işçi çalıştırması.

Mikro İhracatta KDV İadesi Var Mıdır?

Diğer ihracat türlerinde olduğu gibi mikro ihracatta da KDV iadesi alınabilmektedir. Satıcı, mikro ihracat  yöntemiyle yurt dışına gönderdiği ürünlere yansıtılan KDV oranını iade alabilir. KDV iadesinin alınabilmesi için, ETGB belgesinin Gümrük Birliği tarafından onaylanması ve VEDOP yani Vergi Daireleri Otomasyon Projesi sistemine aktarılması gerekir. Sonrasında ETGB belgesinin çıktısı vergi dairesine ibraz edilir ve KDV tutarı iade alınır.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Bitnami