Fazla mesai nedir, fazla mesai ücreti nasıl hesaplanır?

İşçinin en temel haklarından biri olan fazla mesai, hem işçi hem de işveren için kafa karışıklığı yaratabilen bir konudur. Kanun çerçevesinde belirli şartlara bağlı olarak gerçekleşen fazla mesai ücreti nedir ve nasıl hesaplanır? Yazının devamında tüm ayrıntıları bulabilirsiniz.

Fazla Mesai Nedir?

Fazla mesai, bir iş yerinde çalışan personelin günlük olağan çalışma saatinin üzerinde çalıştığı saatlere verilen isimdir. 4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesine göre bir iş yerinde haftalık mesai saati en fazla 45 saattir. Personel bir haftada 45 saati aşan çalışma yaptığında bu fazla mesai olur.

Birçok iş yeri 45 saati, çalıştıkları gün sayısına bölerek günlük çalışma saatlerini belirler. Bazı iş yerleri haftada 5 gün çalışırken bazıları 6 gün çalıştığı için gün sayısı farklılık gösterebilir. Eğer işçi ve işveren aralarında anlaşmış ise günlük çalışma saatleri günden güne fark gösterebilir.

Fazla mesai kendi içinde ikiye ayrılır. Bunlar;

  1. Fazla çalışma
  2. Fazla sürelerle çalışma olarak sıralanabilir.

Fazla çalışma, birçoğunuzun aşina olduğu gibi haftalık 45 saati aşan sürelere denir. Yani, İş Kanununun belirlediği azami süreyi aşan her saat fazla çalışma olarak değerlendirilir. Örneğin haftada 45 saat çalışılan bir iş yerinde bir hafta 50 saat çalışıldıysa fazladan çalışılan 5 saatlik süre, fazla çalışmadır.

Fazla sürelerle çalışma ise, bir iş yerinin haftalık çalışma süresini 45 saatin altında belirlediği hallerde (örneğin 40 saat) o iş yerinde 45 saate kadar olan çalışma sürelerine verilen isimdir. Mesela, bir iş yerinde haftalık 40 saat çalışılıyor ise 45 saat çalışılan haftada 5 saatlik süre fazla sürelerle çalışma olarak değerlendirilir.

Personel, bağlı olduğu iş yerinde iş sözleşmesi kapsamında belirlenen haftalık çalışma süresinin üzerinde çalıştığında işveren o işçiye fazla mesai ücreti öder. Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma hem kavramsal açıdan hem de hak edilen ücret açısından farklılık gösterir.

Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır?

Olağan çalışma sürenizin üzerine çıktığınız her saat fazla mesai olarak hesap edilir. Peki, fazla mesai, işçi ücretine nasıl yansır?

Bir gün içerisinde fazladan çalıştığınız her saat, normalde bir saatlik mesainin 1,5 katı olarak hesap edilir. Bu durum, fazla çalışma için geçerlidir. Eğer fazla sürelerle çalışma yaptıysanız normal saatlik ücretinizin 1,25 katı hesap edilerek ücretlendirilirsiniz. Yani, fazla çalışmada her bir saat %50 oranında zamlı olurken fazla sürelerle çalışmada her bir saat %25 oranında zamlı olacak şekilde ödenir.

Fazla mesai ücretini bir örnek ile somutlaştıralım:

  • Aylık brüt ücret: 5.000 TL
  • Fazla mesai süresi: 3 saat

Öncelikle aylık brüt ücretiniz üzerinden günlük ve saatlik ücretinizi bularak başlayabilirsiniz.

  • Saatlik brüt ücret: Aylık brüt ücret / toplam gün sayısı / bir günlük olağan çalışma saati

 5.000 / 30 / 7,5 = 22,22 TL saatlik brüt çalışma ücretidir.

  • Fazla mesai zammı ile saatlik brüt ücret: 22,22 x 1,5 = 33,33 TL
  • Toplam brüt fazla mesai ücreti: 33,33 x 3 (saat) = 99,99 TL olur.

Bu ücret, işçinin o ayki brüt ücretine eklenerek işçinin bordrosu oluşturulur.

Resmi Tatillerde Fazla Mesai Ücreti Alınabilir mi?

Çalışılan günler resmi tatile denk geldiğinde fazla mesai konusu kafa karıştırabilir. Peki, resmi tatillerde çalışılan saatler fazla mesai mi?

Normal şartlarda resmi olarak tatil ilan edilen günlerde tüm çalışanlar izinli olur. Ancak, eğer işçiden onay alınmış ise resmi tatillerde çalışma yapılabilir.

İş Kanunu, tüm milli ve dini bayramları, yılbaşını ve diğer özel günleri resmi tatil olarak sınıflandırır. Bu günlerde işçi çalışmaz ve ücretinden de çalışmadığı için herhangi bir kesinti yapılmaz. Ancak, resmi tatillerde çalışan işçinin kaç saat çalıştığı önemli olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanırlar. Yani, resmi tatilde çalışan işçiler o gün için toplam 2 günlük ücrete hak kazanmış olur.

Peki, hafta sonu tatilinde çalışmak fazla mesai yerine geçer mi?

Öncelikle hafta sonu tatilinde bir işverenin işçiyi çalıştırabilmesi için önceden onayını alması gerekir. Eğer işçi bu duruma onay verdiyse işveren o işçiyi belirlenen tarihte çalıştırabilir. Pazar günü çalışan işçiler fazla mesai kapsamında çalıştıkları için %50 zamlı olarak ödeme alır.

Fazla Mesai Süresi Yıllık En Fazla Ne Kadar Olabilir?

Günlük çalışma sürelerini aştığınızda her ne kadar fazla mesai ücreti alıyor olsanız da İş Kanunu fazla çalışma sürelerine kısıtlama getirir. Bunun sebebi, insan vücudunun kaldırabileceği çalışma düzeyinin üzerine çıkılmamasını sağlamak, yani işçiyi korumak içindir.

Peki, işçi bir günde en fazla kaç saat çalışabilir?

4857 sayılı İş Kanunu bir işçinin günde en fazla 11 saat çalışabileceğini öngörür. Bu durumda, günlük olağan çalışma saati 7,5 olan bir işçi bir günde en fazla 3,5 saat fazla mesai yapabilir. Haftalık 45 saatlik azami süreyi doldurmamış olsa bile işçi günde 11 saatin üzerinde çalışma yapamaz. Dolayısıyla işçi bir yılda en fazla 270 saat süreyle fazla çalışma yapabilir. 270 saatin üzerinde fazla çalışmayı ne işçi talep edebilir ne de işveren işçiden bunu isteyebilir.

Fazla Mesai Ücreti Haczedilebilir mi?

Ücret haczi konusunun çerçevesini farklı kanunlar birlikte çizer. 4857 sayılı İş Kanununa göre bir işçinin aldığı ücretin en fazla ¼’ü haczedilebilir. Bu ücrete, işçinin hak kazandığı ikramiye, toplu sözleşme farkı ve nema gibi ilave ücretler de dahil edilir. Peki, belirtilen bu oranın içinde fazla mesai ücretleri yer alır mı?

6772 sayılı kanun bu duruma açıklık getirir. Kanuna göre, evlilik, çocuk zamları ya da primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri ile fazla mesai ücreti gibi esas ücrete ilave edilen bu ücretler haczedilemez.

Binlerce işletme sahibi gibi, siz de Logo İşbaşı’yla ön muhasebenizi internet erişiminizin olduğu her yerden hızlı ve kolayca takip edin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

İnsan Kaynakları yönetimi nedir, neleri kapsar?

İşyerinde verimli nasıl çalışılır, yöntemleri nelerdir?

Temel e-Fatura ve Ticari e-Fatura nedir, farkları nelerdir?

e-Fatura mükelleflerinin fatura kesmeye başlamadan önce bilmesi gereken iki kavram temel e-Fatura ve ticari e-Fatura kavramlarıdır. e-Fatura’nın iki farklı türü olan bu iki kavram, özellikleri itibarıyla birbirinden ayrılır. Faturanızı hangi e-Fatura senaryosu ile düzenleyeceğinizi bilmeniz, bu kavramları öğrenmeniz ile mümkün olur.

Temel e-Fatura Nedir?

e-Fatura türlerinden biri olan temel e-Fatura, bir faturanın göndericiden alıcıya iletilmesi esasına dayalı olan bir e-Fatura senaryosudur. Temel e-Fatura uygulamasında alıcı, kendisine iletilen faturayı, o faturada herhangi bir teknik sorun yoksa kabul etmekle yükümlüdür. Yani, alıcının kendisine iletilen faturayı reddetmesi söz konusu değildir. Ancak faturada teknik bir sorun fark edilirse, alıcının itirazı ile bu fatura iptal edilebilir. Bir temel e-Fatura’yı alıcıya ilettiğiniz andan itibaren onaylanmış olarak kaydedilir.

Ticari e-Fatura Nedir?

e-Fatura türlerinden bir diğeri olan ticari e-Fatura’da ise gönderici, alıcıya faturayı ilettiğinde, alıcının kendisine ulaşan ticari faturayı kabul etme, iptal etme ya da reddetme hakkı mevcuttur. Bu sebeple gönderici, alıcıya ticari e-Fatura düzenleyip ilettiğinde, alıcıdan bu fatura ile ilgili yanıt bekler. Yani, ticari e-Fatura, temel e-Fatura’da olduğu gibi alıcıya iletildiği anda onaylanmaz, onayı alıcıdan bekler.

Görüldüğü üzere temel e-Fatura ve ticari e-Fatura, özellikleri itibariyle birbirinden farklı iki e-Fatura senaryosudur. Elinize ulaşan faturanın hangi senaryo ile kesildiğini faturanın “Senaryo” yazan kısmında görebilmeniz mümkündür.

Temel e-Fatura ve Ticari e-Fatura Arasındaki Farklar Nelerdir?

Öncelikle keseceğiniz fatura, e-Fatura ve e-Arşiv fatura olacak şekilde ikiye ayrılır. Faturayı kestiğiniz sistem bunu otomatik olarak belirleyerek karşı tarafa iletir. Eğer alıcıya kestiğiniz fatura e-Fatura ise bu fatura kendi içinde temel e-Fatura ve ticari e-Fatura olarak iki farklı senaryo oluşturabilir. Ancak, e-Arşiv fatura kestiyseniz faturanın senaryosu da yalnızca e-Arşiv fatura olarak görünecektir.

Temel e-Fatura ve Ticari e-Fatura senaryoları arasında birtakım farklar bulunur. Bu farkları aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

  • Alıcıya iletmek üzere kestiğiniz e-Fatura’yı temel e-Fatura senaryosu ile oluşturmanız halinde, bu fatura karşı tarafa ulaştığı andan itibaren alıcı tarafından kabul edilmiş varsayılır. Faturada yalnızca teknik bir kusur söz konusu olması durumunda alıcı faturayı reddedebilir.
  • Keseceğiniz faturayı ticari e-Fatura şeklinde oluşturacak olursanız, bu fatura alıcıya iletildiği andan itibaren alıcıdan ret ya da onay cevabı beklemeniz gerekir.

Temel e-Fatura ve ticari e-Fatura senaryoları arasındaki farklar sebebiyle taraflar, duruma göre farklı taleplerde bulunabilir. Bu sebeple, faturayı kesmeden önce alıcı ile bu iki senaryodan hangisini tercih edeceğiniz noktasında mutabakat sağlayabilirsiniz. Eğer, böyle bir imkan yok ise karar verme aşamasında ticari e-Fatura kesmeyi tercih edebilirsiniz. Çünkü ticari e-Fatura kestiğinizde alıcının bunu onaylama ya da reddetme hakkı doğar ve özellikle ticari ilişkilerde alıcı, tercih etme hakkını kullanmak ister.

Temel e-Fatura Nasıl Reddedilir?

Temel e-Fatura senaryosunda gönderici, alıcıdan onay ya da ret beklemez ve sistem tarafından fatura alıcıya ulaştıktan sonra otomatik olarak onaylanır. Ancak, 2019 yılı itibariyle, temel e-Fatura iptali kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığı, resmi internet sitesi üzerinden “e-Fatura İptal Portalı” yayınlayarak belirli durumlarda temel e-Fatura’nın iptali işleminin önünü açmıştır.

Türk Ticaret Kanununun 18. maddesi gereği temel e-Faturalar kimi durumlarda itiraza açıktır. e-Fatura İptal Portalı da bu itirazların sonuçlanması halinde faturanın iptal edilmesi için kullanılır. Portal vasıtası ile yapılan iptal işlemleri sonucu faturayı kesen tarafa ret yanıtı iletilebilir ve bu, sistem içerisinde itiraz olarak kabul edilir.

Temel e-Fatura’da sistem içerisinde gerçekleştirilecek itirazların haricinde de itiraz etme yolları mevcuttur. Ancak, harici yöntemler ile iptali sağlanan faturaların elektronik ortam üzerinde takibi yapılamaz. Bu sebeple, portal üzerinden gerçekleştireceğiniz iptal işlemleri takip açısından işinizi kolaylaştırır.

Düzenlenen temel e-Fatura’nın sistem üzerinde iptal edilebilmesi için e-Fatura İptal Portalı’nda faturayı kesen tarafın fatura numarası ile faturanın tutarı bilgisini imzalayarak fatura iptali işlemini alıcıya iletmesi gerekir. Sonraki adımda ise alıcı iptal talebini onaylar. Alıcının iptal talebine onay vermemesi, e-Fatura’nın sistemde geçerliliğini devam ettirmesi anlamına gelir.

Ticari e-Fatura Nasıl Reddedilir?

Ticari e-Fatura kendi özelliği gereği kesilip alıcıya iletildikten sonra alıcının onayı beklenir. Alıcı fatura için 8 gün içerisinde onay ya da ret vermezse ticari e-Fatura otomatik olarak onaylanır.

Bir ticari e-Fatura’nın kabul edildikten sonra reddedilebilmesi için alıcının KEP sistemi yolu ile ticari e-Fatura’yı gönderen kişi ya da kuruma yazı göndermesi gerekir. Tarafların anlaşma sağlaması ile birlikte karşılıklı olarak bu yazıyı arşive eklemesi sonucu faturanın iptali gerçekleşir.

Binlerce işletme sahibi gibi, siz de Logo İşbaşı’yla ön muhasebenizi internet erişiminizin olduğu her yerden hızlı ve kolayca takip edin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Google Adsense nedir, ne kadar kazandırır?

Günümüzde neredeyse tüm faaliyetler dijital alana kaymaktadır. Bu da, dijital mecra üzerinden gelir elde etme fikrini ortaya çıkarır. İnternet üzerinden ürettiğiniz içerikleri gelir elde etmek için birer araca dönüştürebilirsiniz. Google AdSense sayesinde, siz düzenli içerik üretirken aldığınız reklamlar ile gelirinizi arttırmanız mümkündür. Peki, Google AdSense nedir, etkin bir kullanım için hangi adımları takip etmeniz gerekir? Ayrıntıları yazının devamında bulabilirsiniz.

Google AdSense Nedir?

Google AdSense, internet üzerinden para kazanmayı tercih edenler için oldukça risksiz ve kolay bir yöntemdir. Bir web siteniz ya da Youtube kanalınız mevcut ise Google AdSense’i kullanarak, bu mecralarda reklam yayınlayıp para kazanmanız mümkün olur. Bu uygulamanın mantığına göre, oluşturduğunuz bir web sitesi veya açtığınız bir Youtube kanalı olması halinde, reklam veren şahıs ya da firmalar sizin siteniz üzerinde ya da videonuzun içinde reklamlarını yayınlar. Yayınlanan reklamlar üzerinden siz de para kazanmış olursunuz.

Google, web sitelerine uygun reklam seçerken bir algoritma kullanır. Yayınlanacak olan reklamların belli içerik ve hedeflenen gruplar için uygunluk düzeyini kontrol eder. Yayınlanacak reklamların tasarımları birbirinden çok farklı ve değişken olduğu için çoğu web sitesine uygun reklam bulmak mümkün olur. Google AdSense, yayıncılar için ücretsiz bir kullanım sunar.

Google AdSense Hesabı Nasıl Açılır?

 

Google AdSense hesabı oluşturmak oldukça kolay bir işlemdir. Birkaç adımda oluşturabileceğiniz AdSense hesabı için öncesinde sahip olmanız gereken 2 unsur bulunur. Bu unsurlar aşağıdaki gibidir:

  1. Kendinize ait bir Google hesabı
  2. Size ait bir içerik

Herhangi bir Google hizmeti kullanmanız durumunda zaten bir Google hesabınız var demektir. Böyle bir kullanıcı değilseniz Google hesabı açarak AdSense oluşturma adımlarına devam edebilirsiniz.

Sahip olduğunuz özgün bir içeriğiniz varsa ve bu içerik AdSense program politikalarına uyum sağlıyorsa Google AdSense kullanmanız mümkün hale gelir.

AdSense hesabı oluşturmak için gerekli ön adımları tamamladıktan sonra size özel hesabınızı oluşturmak için gerekli adımlara başvurabilirsiniz. Bunlar;

  • https://www.google.com/adsense/start/ adresine giriş yapın.
  • Girdiğiniz Google AdSense adresi üzerinden “Başlayın” butonuna tıklayın.
  • Google’ın sizden isteği bilgileri girerek devam edin. URL bölümüne kendi sitenizin ya da kullandığınız sitenin URL’ini girebilirsiniz.
  • Sayfanın altında yer alan “e-Posta adresine AdSense ile ilgili yararlı bilgiler alın” bölümüne cevap olarak “Evet” demeniz tavsiye edilir. Böylece daha geniş bir bilgi ağı edinebilirsiniz.
  • Bu sayfada yer alan işlemler bittikten sonra Google hesabınızı açın.
  • Ülkeniz ya da bölgenizi girin.
  • AdSense Şartlar ve Koşullarını okuyup kabul ettikten sonra “Hesap Oluştur” seçeneğini tıklayın.
  • Tüm bu adımları sonunda AdSense hesabınızı oluşturma işlemini tamamlamış olursunuz.

Google AdSense Uygunluk Kriterleri Nelerdir?

İçeriğiniz vasıtasıyla reklam almak istediğinizde, bu içeriğin Google AdSense uygunluk kriterlerini karşılıyor olması büyük önem taşır. Eğer içeriğiniz uygunluk kriterini karşılamıyor ise başvurunuz reddedilir. Peki, AdSense uygunluk kriterleri nelerdir?

  • Tamamen özgün ve ilginç bir içeriğe sahip olmalısınız.

İçeriğinizin hedeflediğiniz kitleyi çekebilmesi için kaliteli ve tamamen özgün bir içerik olması gerekir. Daha ayrıntılı bilgi için https://support.google.com/adsense/answer/7299563 adresi üzerinden fikir edinebilirsiniz.

  • Oluşturduğunuz içeriğin AdSense program politikalarına uyum sağladığından emin olmalısınız.

Google AdSense’e kayıt olmadan önce web sitenizin ya da içeriğinizin AdSense program politikasına uygun olup olmadığını kontrol edin. AdSense program politikalarını https://support.google.com/adsense/answer/48182 adresi üzerinden kontrol edebilirsiniz. AdSense Şartlar ve Koşullar kapsamında, AdSense politikalarında meydana gelebilecek değişiklikleri takip etme ve bilgilenme sorumluluğu kullanıcıya ait olduğundan sık sık takip etmekte fayda bulunur.

  • 18 yaşından büyük olmalısınız.

Google AdSense, kabul şartlarında da belirttiği gibi  sadece 18 yaş ve üzerindeki kullanıcıların başvurularına onay verir. 18 yaşından küçük kullanıcılar için ebeveyn şartı bulunur. Eğer ebeveyniniz kendi Google hesabı ile AdSense’e kayıt olursa uygulamadan yararlanma imkanınız olur. Ancak, AdSense hesabı onaylandığında tüm ödeme ve siteye dair sorumluluk yetişkine, yani ebeveyne ait olur.

Eğer Youtube, Blogger ya da farklı bir barınma iş ortağı kullanarak Google AdSense hesabı oluşturursanız barındırılan bir AdSense hesabına kayıt olabilirsiniz. Uygunluk kriterlerini karşılamanız halinde başvurunuz onay alır. Blog sayfanız ya da içerik ürettiğiniz kanal AdSense ile para kazanmanıza uygun bir hale gelirse AdSense hesabınızı oluşturabilir, gerekli ürünlere bağlayabilirsiniz.

Google AdSense Ne Kadar Kazandırır?

AdSense üzerinden para kazanmayı düşünüyorsanız Google’ın internet reklamcılığı olarak bilinen Google Adwords’üne de göz atabilirsiniz. Adwords üzerinden reklam verenler tıklama başına ne kadar yüksek bir teklif sunarsa AdSense sayesinde bu reklamları görünür kılan ve gösterdiği reklamlara tıklama alan web site ya da içerik sahipleri de o miktarda para kazanabilir.

AdSense ile elde edeceğiniz gelir hakkında tahmini bir hesap yapabilirsiniz. Bunun için belli kriterleri düşünmeniz gerekir. Web sitenizi günde kaç kişinin ziyaret ettiği bu noktada oldukça önemlidir. Ortalama 500 kişinin web sitenizi ziyaret ettiğiniz düşünürseniz Google AdSense ile günlük 4-5 lira civarında gelir elde edebilir. Ziyaretçi sayınız arttıkça kazancınız da artar.

AdSense ile gelirinizi arttırmanın bir yolu da İngilizce site açmaktır. İngilizce dilinde içerik üretirseniz günlük 15 dolar civarında gelir elde etmeniz mümkün olur. Bu da, Türk lirası ile düşünüldüğünde çok daha tatmin edici bir sonuç doğurur.

Google AdSense Gelirleri Nasıl Vergilendirilir?

Google AdSense gelirleri genel olarak devamlılığı olan gelirler olduğundan vergi ödenmesi gerekir. AdSense kullanımında vergilendirme koşulları nelerdir?

  1. Sermaye ya da şahıs şirketi kurulması gerekir.
  2. Şirket kurulumunun yanında Google veya ödemeyi yapan diğer işletmelere fatura kesilmesi gerekir.

Bu koşullar sağlandığında, AdSense üzerinden gelir elde etmeniz halinde hem gelir ve kurumlar vergisine hem de KDV’ye tabi olursunuz.

AdSense üzerinden gelir elde eden şahıslar için bazı şartlara bağlı istisnalar mevcuttur. Bunlar:

  • Gelir elde eden kişi 29 yaşın altında ise,
  • İlk şahıs şirketini kurmuş ise AdSense üzerinden elde ettiği gelirin 75.000 TL’ye kadar olan kısmı üzerinden gelir vergisi ödemez.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Binlerce işletme sahibi gibi, siz de Logo İşbaşı’yla ön muhasebenizi internet erişiminizin olduğu her yerden hızlı ve kolayca takip edin.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Şirketlerde adres değişikliği nasıl yapılır?

Ticari işletmelerin belirli sebeplerden dolayı iş yerlerini farklı bölge ya da illere taşımaları, belirli kurumlara bildirmeleri sorumluluğunu doğurur. Adres değişikliği bildirimi birden fazla kuruma, farklı şekillerde yapıldığı için adım adım hepsinin koşullarını bilmek faydalı olur. Bu bildirimlerin zamanında ya da hiç yapılmaması halinde idari yaptırım söz konusu olabilir.

Limited Şirketlerde Adres Değişikliği Nasıl Yapılır?

Limited şirkete sahipseniz adres değişikliğini bazı adımları takip ederek tamamlayabilirsiniz. Bu adımlar aşağıdaki gibidir:

  1. Öncelikle Mersis’ten başvuru yaparak talep numarası alabilirsiniz. Aldığınız talep numarası ile randevu şartı aranmaksızın bölge temsilciliğine müracaat edebilirsiniz.
  2. Dilekçe yazmalısınız. Dilekçe, şirket yetkilisi tarafından imzalanmalı, şirket kaşesi basılmalıdır. Eğer dilekçe vekaleten imzalandıysa vekaletin aslı ya da onaylı sureti dilekçe dosyasına eklenmelidir.
  3. Genel kurul kararı, noter onaylı bir örneği ile belgelenmeli ve düzenlenen hazirun cetveli dosyaya ilave edilmelidir.

Genel kurul kararı 3 aşamada incelenebilir. Bunlar aşağıdaki gibidir:

  • Çağrı usulüne göre toplantıda ortakların tümü yer almıyorsa, toplantı tarihinden 15 gün önce müdürler genel kurula çağrıda bulunur. Şirketin ana sözleşmesine göre bu süre uzayabilir ya da 10 güne kadar kısalabilir. Genel kurulun buradaki sorumluluğu, esas sözleşmede olması gerektiği şekilde çağrıda bulunmaktır. Bu çağrı, gerekmesi halinde internet sitesi üzerinden yapılabilir. İnternet sitesi üzerinden yapılacak olan çağrı mutlaka Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi tarafından yayımlanan ilan ile olmalıdır. Pay defterinde adı geçen pay sahipleri ile önceden şirkete pay sahipliğini ispat eden şahıslara, toplantı günüyle ilanın yer aldığı gazeteler iadeli taahhütlü mektup ile bildirilir.
  • Tüm ortakların toplantıya katılmadığı durumlarda tescil müracaatı, davet ilanına ait Ticaret Sicil Gazetesi kopyası ile iadeli taahhütlü bildirimi içeren belgeler ilave edilerek yapılır. Eğer şirketin ana sözleşmesinde özel çağrı usulü yer alıyorsa bu usule göre belge eklenir.
  • Tüzel ortak adına kararı imzalayan kişinin apostili Türkçe tercümeli sicil özeti halinde eklenir.

Anonim Şirketlerde Adres Değişikliği Nasıl Yapılır?

Bir anonim şirkete sahipseniz ve adres değişikliği yapacaksanız limited şirkette olduğu gibi anonim şirkette de bazı adımları takip etmeniz gerekir. Bu adımlar aşağıdaki gibidir:

  1. Öncelikle MERSİS üzerinden başvuru yaparak talep numarası almanız gerekir. Daha sonra randevu şartı aranmaksızın bölge temsilciliğine başvurabilirsiniz.
  2. Dilekçe hazırlamanız gereklidir. Bu dilekçenin şirket kaşesi basılıp şirket yetkilisi tarafından imzalanması gerekir. Vekaleten imzalanan dilekçelerde, vekaletin aslı ya da onaylı sureti dilekçe dosyasına eklenir.
  3. Noter onaylı bir yönetim kurulu kararı, aslı ve sureti dosyaya eklenerek teslim edilir.

Adres Değişikliğiyle İlgili SGK İşlemleri Nelerdir?

SGK işlemleri, iş yerinizi nereye taşıdığınıza göre farklılık gösterebilir. Eğer farklı bir ile taşıyorsanız farklı bir işlem, aynı il içinde farklı bir bölgeye taşıyorsanız farklı prosedürler uygulanabilir. Bu iki durumu ayrı ayrı incelemek gerekir.

Farklı ildeki bir adrese taşınma:

5510 sayılı kanuna göre iş yerinin faaliyet gösterdiği adresten farklı bir ildeki adrese taşınması halinde, taşınma tarihini takip eden 10 gün içerisinde SGK’ya iş yeri bildirgesi verilmesi gerekir. Bu durumda, eski adresten yeni adrese geçen işçilerin sigorta hakları ve yükümlülükleri kaldığı yerden devam eder. Taşınan iş yerinde sigortalı işten ayrılış bildirgesi; yeni adresteki iş yerinde ise sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenir. Ancak, bu belgelere dair yasal süreler dışında SGK’ya verilmesinden ötürü idari bir yaptırım uygulanmaz.

Aynı il içinde başka bir adrese taşınma:

İş yerini aynı il içinde farklı bir bölgeye taşımanız halinde iş yeri bildirgesi vermek zorunda değilsiniz. Ancak, taşınma tarihini takip eden 10 gün içerisinde işveren tarafından eski ve yeni bölgedeki gerekli kuruma adres değişikliği yazı ile bildirilir. Böylece, iş yerinin taşındığı bölgeye ait bilgilere dayanarak işverene yeni bir iş yeri sicil numarası verilir. Önceki ünitede yer alan iş yeri dosyasındaki tescil bilgisi ve belgelere dair birer örnek yeni bölgenin dosyasında bulundurulur.

İş yerinin taşındığı bölge aynı bölgenin farklı bir alanı ise, bu taşınma işlemi sonucunda iş yerine yeni bir sicil numarası verilmez. Böyle bir durumda, taşınan iş yerine ait işçiler için işten ayrılış ve işe giriş bildirgesi verilmesi zorunlu değildir.

Adres Değişikliğiyle İlgili Vergi Dairesi İşlemleri Nelerdir?

Vergi Usul Kanununa göre iş yerinin adres değiştirmesi durumunda yapılması gerekenler aşağıdaki gibidir:

  • Mükellefin adres değişikliğine dair bildirimi yalnızca yeni vergi dairesine vermek yeterlidir.
  • İş yeri taşındıktan sonra yeni vergi dairesi yoklama yapar. Bu yoklama ile mükellefin yeni adresinde faaliyete başladığını tespit ederse nakil yoluyla işe başladığı resmen kabul edilir. Bu durumda, eski vergi dairesinde bulunan mükellef kaydı, yeni adreste işe başladığı tarih itibarıyla sistem tarafından terkin yoluyla silinir.
  • Mükellef dilekçesini yeni vergi dairesine verebileceği gibi başvurusunu Gelir İdaresi Başkanlığı’na bağlı İnteraktif Vergi Dairesi sistemini de kullanabilir. İnteraktif Vergi Dairesi sistemini kullanması halinde mükellefin elindeki belgelere ilişkin tutanak düzenlenmesine ihtiyaç kalmaz.
  • Yeni vergi dairesinde taşınma dolayısıyla terkin işlemi tamamlandığında o günü takip eden ilk iş günü “Nakil Giden Mükellef Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alır.

Adres Değişikliğiyle İlgili Ticaret Odası İşlemleri Nelerdir?

İş yerinizde adres değişikliği söz konusu olduğunda genel kurul defterinde karar alınır. Genel kurul kararı, karar numarası, karar tarihi, toplantıya katılanların bilgileri, MERSİS sistemine kaydedilir. Aynı il içinde adres değişikliği yaptığınızda MERSİS bunu kabul etmez. Bu yüzden, adres değişiklik işlemini “Değişikliği Başlat” menüsü üzerinden adres güncellemesi yaparak onaya göndermeniz gerekir. Kararı onaya gönderdikten sonra MERSİS size bir referans numarası verir. Bu numarayı başvuru dilekçenize ekleyerek alınan kararı noterde onaylamanız gerekir. Sonrasında başvuru dilekçesiyle birlikte ticaret odası temsilciliklerine başvurarak işlemi tamamlamış olursunuz. Başvurunuzun onay durumunu https://www.ito.org.tr/tr/hizmetler/ticaret-sicili-islem adresi üzerinden takip edebilirsiniz.

Adres Değişikliğinde MERSİS Numarası Değişir mi?

İş yerinizi taşımak istediğinizde MERSİS sistemine kaydını yapmanız gerekir. Özellikle il dışına taşınma halinde sistem sizden farklı bir ticaret sicili ister. Ancak, sistemin ticari kimliğinize atadığı MERSİS Numarası sabit kalır.

MERSİS numarası, bu sisteme kaydolduğunuzda görüntüleyebileceğiniz bir numaradır. MERSİS numaranızın ne olduğunu öğrenmek için https://mersis.gtb.gov.tr/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Adres Değişikliğinde Vergi Levhası Değişir mi?

Vergi levhası ticari kimliğin vergi sorumluluğunu ifade eder. Var olan iş yerinizi farklı bir adrese taşıdığınızda vergi dairesine gerekli bildirimleri yapmanız gerekir. Ancak, yapılan nakil işleminde var olan vergi levhanızı kullanabilirsiniz. Burada yeni vergi dairesinin yeni adresi onaylaması önem taşır.

Vergi levhası alma ya da sorgulama işlemlerini https://intvrg.gib.gov.tr/ adresi üzerinden yapabilirsiniz.

Binlerce işletme sahibi gibi, siz de Logo İşbaşı’yla ön muhasebenizi internet erişiminizin olduğu her yerden hızlı ve kolayca takip edin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Şirketlerde ortaklıktan çıkma, ortaklıktan çıkarma nasıl olur?

Birden fazla kişinin ortaklığı ile kurulan ve sürdürülen ticari işletmelerde kimi zaman anlaşmazlıklar meydana gelebilir ya da bazı sebepler sonucu bu ortaklıklar sonlanabilir. Bu gibi durumlar kanun çerçevesinde, usulüne uygun olarak gerçekleşmediğinde yaptırımlar söz konusu olabilir. Bu sebeple, hangi şirket türünde ortaklıktan çıkma ve çıkarma işlemlerinin ne şekilde yapıldığını bilmek oldukça önemlidir.

Anonim Şirketlerde Ortaklıktan Çıkma

Anonim şirket bünyesinde, pay sahiplerinin ortaklıktan çıkma hakkı Türk Ticaret Kanunu tarafından düzenlenir. Kanuna göre pay sahibi, şirketteki ortaklık ilişkisini, payını hakim şirket ya da teşebbüse satarak kullanabilir. Halka açık ortaklıklarda pay sahibi, payları belirli bir oranın üzerinde olan diğer pay sahibine kendi payını satarak ortaklıktan ayrılabilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda bu ayrılık, pay sahibinin “çıkma hakkı” ya da “satma hakkı” olarak adlandırılır.

Pay sahibine, halka açık şirketin önemli nitelikte işlemleri için ayrılma hakkı tanınır. Sermaye Piyasası Kanununun 23. maddesine göre önemli sayılabilecek kararlar şunlardır

  • Halka açık ortaklıkların birleşme ve bölünme işlemlerinde taraf olması,
  • Tür değiştirme ya da sona erme kararı,
  • Mal varlığının tümünü veya büyük bir bölümünü devretmesi veya önemli ölçüde değiştirmesi,
  • İmtiyaz öngörmesi,
  • Var olan imtiyazların kapsam ya da konusunu değiştirmesiyle borsa kotundan çıkması.

Pay sahiplerinden genel kurula katılarak olumsuz oy kullanan ve bu oyları tutanağa işleten kişiler, kendilerine ait olan payları halka açık ortaklığa satarak devredebilir. Böylece ortaklıktan çıkma işlemi gerçekleşir. Bunun dışında, pay sahibinin genel kurul toplantısına katılmasına haksız yere engel olunması ve davet veya gündemin ilanı gibi unsurların usulsüz bir şekilde gerçekleşmesi halinde olumsuz oy ve muhalefet şerhi gerekli görülmeksizin ayrılma hakkı doğar.

Anonim Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma

Serbest Piyasa Kanununun 27. maddesine göre, pay alım teklifi neticesinde ya da birlikte hareket edecek şekilde elde edilmiş olan payların, kurul tarafından belirlenen orana ya da bu orandan da fazlasına ulaşması söz konusu olabilir. Kurulun belirlediği oranlarda payı bulunan çoğunluğun, azınlıkta kalan pay sahiplerini çıkarma hakkı doğar.

Pay sahiplerinden çıkarma hakkı bulunanlar, kurulun belirlediği süre içerisinde, halka açık olan ortaklığın oluşturduğu genel kurulda azınlık olarak kalan pay sahiplerinin hak ettiği payları iptal edebilmesi ve bu payları temsil eden yeni payların çıkarılıp kendisine satılmasını talep etme hakkına sahiptir.

Serbest Piyasa Kanununa göre pay bedelini belirlemek için toplantı düzenlenir ve burada kurul kararı verilir. Borsada işlem görmeyen payların satış fiyatı ile ilgili uygulamalar kurul tarafından belirlenir.

Çıkarma hakkına ilişkin maddeye göre, bu hakkın kurul tarafından belirlenen oranlarda olacağı hallerde, söz konusu pay sahibi de çıkma hakkına sahip olur. Buna göre, pay sahiplerinden azınlıkta kalanlar, kurulun belirlediği sürede ve oranda diğer pay sahiplerinden paylarını adil olan bedel karşılığında almasını talep edebilir. Yani, belirli oranda payı elinde bulunduran şahsın çıkarma hakkı ve azınlık olarak kalan pay sahibinin satma hakkı kanunda birlikte düzenlenir.

Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkma

Türk Ticaret Kanununun 638. maddesine göre limited şirket ortaklarından birinin ortaklıktan çıkması ancak şirket sözleşmesinde yer alan çıkma hakkına ya da haklı nedenlerin bulunmasına ilişkin düzenlemelere bağlıdır.

Şirket sözleşmesi kapsamında çıkma hakkı bir koşula bağlanmadan düzenlenebildiği gibi belirli sebeplerin oluşması koşuluyla da çıkma hakkı oluşabilir. Eğer şirket sözleşmesinde çıkma hakkı hiçbir koşula bağlı değil ise pay sahibi, tek taraflı beyanı ile çıkma işlemini gerçekleştirebilir. Ancak, çıkma hakkı sözleşmede belirli bir koşula bağlı olarak gerçekleşebiliyor ise pay sahibinin talebi doğrultusunda genel kurul buna ilişkin bir karar alır. Genel kurul bu talebi kabul etmeyebilir. Bu durumda pay sahibi, çıkma şartlarının gerçekleştiğini kanıtlamak amacıyla mahkemeye başvurabilir.

Genel olarak limited şirket sözleşmelerine en fazla eklenen çıkma hakkına ilişkin sebepler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Belirli süre boyunca şirketin zarar etmesi
  • Karlılığın hedeflenen seviyeye ulaşamaması
  • Ortaklardan bazılarının taahhüt edilen sermaye payını ödememesi şeklindedir.

Bunların dışında haklı sayılabilecek diğer sebepler aşağıdaki gibidir:

  • Ortaklar arasında karşılıklı güven sarsıcı ve birlikte çalışmalarını zorlayan olayların olması
  • Şirketin zarar etmesi
  • Şirketin kötü bir yönetime sahip olması
  • Ortakların kar paylarının ödenmemesi şeklindedir.

Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma

Limited şirket ortaklarından birinin çıkarılabilmesi için o şirkete ait sözleşmede bu duruma ilişkin belirlenen şartların gerçekleşmesi ve genel kurul tarafından karar alınmış olması gerekir. Haklı sebep olduğu halde genel kurul çıkarma işlemini kabul etmemişse mahkemeye başvurulabilir. Böylece mahkeme, haklı sebeplerin varlığına yönelik karar vererek çıkarma işleminin gerçekleşmesini sağlayabilir.

Limited şirket sözleşmesinde ortağın çıkarılması konusunda belirli şartlar öngörülmüş ve genel kurulda ihraç kararı alınmış ise ortağı çıkarma işlemi gerçekleşmiş olur. İhracı gerçekleşen ortak, çıkarma işlemine ilişkin genel kurul kararının kendisine noter tarafından bildirilmesinden sonraki 3 ay içinde kararın iptal edilmesi için dava açma hakkına sahip olur.

Limited şirket sözleşmesinde yer alan çıkarma nedenleri eşitlik ilkesine uygun ve tarafsız olmalıdır. Ayrıca, genel kurulun ortaklıktan çıkarma kararı vermesi halinde, bu kararın ispatlanması ve söz konusu ortağın genel kurul toplantısında bulunmuş ve oy kullanmış olması gerekir. Toplantı esnasında bu ortağın konuşmasının engellenmiş olmaması da önemlidir.

Limited şirket sözleşmesinde herhangi bir haklı neden düzenlemesi yer almasa bile böyle bir nedenin varlığı halinde ortak çıkarma işlemi için dava açılabilir. Haklı sayılabilecek nedenler aşağıdaki gibidir:

  • Şirkete bağlılık yükümlülüğünün ihlali
  • Şirkete karşı borçların gerektiği gibi yerine getirilmemiş olması
  • Şirketi dolandırmaya yönelik faaliyetler
  • Ehliyetsizlik gibi hallerdir.

Limited şirket, söz konusu nedenlerden biri ile şirketten ayrılan ortağa ayrılma akçesi öder. Ayrılma akçesi, ortaklıktan çıkarılan şahsın sahip olduğu esas sermaye payının ayrıldığı tarihteki değerini karşılayan tutardır.

Binlerce işletme sahibi gibi, siz de Logo İşbaşı’yla ön muhasebenizi internet erişiminizin olduğu her yerden hızlı ve kolayca takip edin.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Beyanname Düzeltmesi Nasıl Yapılır?

Beyanname düzeltme işlemine ihtiyaç duyduğunuzda dikkat etmeniz gereken ilk durum, beyannamenizi hangi ortam üzerinde verdiğiniz olur. Kağıt ortam üzerinde verdiğiniz beyannamenin düzeltmesini de yine kağıt ortam üzerinde gerçekleştirmeniz gerekir. Ancak, elektronik ortam üzerinde verilen beyannamelerin düzeltme beyannamesini de elektronik ortam üzerinde gerçekleştirmeniz gerekir.

Düzeltme beyannamesi verilirken daha önce gerçekleşen hata ya da eksikliklerin de yeni beyannamede görülecek şekilde gerçekleşmesi gerekir. Düzeltme beyannamesi ile birlikte beyanı artırıcı bir etki oluşmuş ise iki tahakkukun farkı kadar bir tahakkuk fişi kesilir. Eğer düzeltme beyannamesi beyanı azaltıcı olarak verildiyse elektronik ortamda kabul edilir ve damga vergisinden oluşan bir tahakkuk fişi kesilir. Ardından gerekli düzletme işlemleri, bağlı olduğunuz vergi dairesince yapılır.

Elektronik ortam üzerinde gerçekleştirdiğiniz beyanname düzeltme işlemleri, mevcut beyanname düzenleme programı üzerinde yapılır. Gerekli kontroller yapıldıktan sonra ise onay verilerek işlem tamamlanır.

Beyanname düzeltme işlemini kanuni süresi içerisinde yapmanız halinde herhangi bir ceza almazsınız. Ancak, kanuni süreyi aştıktan sonra yapacağınız düzeltme beyannamelerinde usulsüzlük cezası alabilirsiniz.

Beyanname Sorgulama Nasıl Yapılır?

Beyannamenizi oluşturduktan sonra gerekli sorgulama ve takip işlemleriniz için T.C. Ticaret Bakanlığı’na ait sitenin beyanname sorgulama bölümü üzerinden beyannamelerinizi sorgulayabilmeniz mümkündür.

Bunun dışında e-Devlet kapısı üzerinden ya da İnternet Vergi Dairesi yoluyla bilgilerinizi gerekli alanlara girerek sisteme girişi gerçekleştirebilir, beyannamelerinizi buradan da takip edebilirsiniz.

Beyanname Düzeltme Dilekçe Örneği

Düzeltme beyannamesi vermeye ihtiyaç duyan gerçek ya da tüzel kişiler, Gelir İdaresi Başkanlığı’na ait resmi site üzerinde yer alan Düzeltme Beyannamesi Verme Dilekçesi’ni doldurarak Başkanlığa iletebilir. Elektronik ortam üzerinde gerçekleşen bu işlem oldukça pratik şekilde düzenlenebilir.

Dilekçe üzerinde yer alan tüm boşlukları doğru ve eksiksiz şekilde doldurmanız oldukça önemlidir. Açıklama alanına ise düzeltmeyi ne için yaptığınıza dair bir açıklama girerek düzeltme talebinize netlik kazandırabilirsiniz.

Muhtasar Beyanname Düzeltmesi Nasıl Yapılır?

Muhtasar beyannameleri artık SGK bildirimleri ile aynı ekran üzerinden gerçekleşir. MuhSGK olarak da geçen bu bildirim şeklinde düzeltme beyannamesi vermek istediğinizde de bu ekranda işlem yapmanız gerekir.

Vergi kesintilerine ilişkin düzeltmeleri yapmak için;

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi bölümünün vergi kesintileri ile ilgili hesap hatası, eksik bildirim, T.C. kimlik numarası gibi önemli ve kişisel bilgilerde hataların olması halinde düzeltme beyannamesi vermeniz gerekir. Bu bölgede düzeltme gerçekleştirirken tüm bilgiler olması gereken hali ile yeniden yazılır.

Düzeltme beyannamesini vergi dairesine iletmeniz ile birlikte vergi kesintilerinde eski beyanname hükümsüz hale gelir. Fakat, önceki tahakkuklar tümüyle hala geçerlidir. Yaptığınız düzeltme matrah artırıcı etkide ise sistem, düzeltme beyannamesinde belirtilen matrah ve önceki beyanname arasındaki fark kadar tahakkuk düzenler. Bu sebeple, iki beyannamenin de tahakkuku geçerli olur.

Yaptığınız düzeltme beyannamesi matrah azaltıcı etkiye sahip ise sistem, tahakkuku sıfır olarak düzenler. Yaptığınız düzenlemeyi haklı bir nedene dayandırır ve bunu belgelerseniz tahakkuk vergi dairesi tarafından düzeltilir. Ancak, yazılı açıklamanız vergi dairesi müdürü tarafından yeterli bulunmazsa düzeltme beyannameleriniz üzerinde inceleme yapılır ve sonuç buna göre belirlenir.

SGK bildirimlerine ilişkin düzeltmeleri yapmak için;

SGK bildirimleri alanında bir hata yapmanız halinde düzeltme beyannamesi vermek istediğinizde “Sigortalı Çalışan Bilgileri” tablosu üzerinde yalnızca iptal etmek ya da eklemek istediğiniz bilgileri girmeniz yeterlidir. Daha önce beyan ettiğiniz ve düzenlemeye gerek duymadığınız alanlar için tekrar ibare eklemenize gerek yoktur.

Düzeltme işlemi yalnızca prim ve hizmet bilgilerine ilişkinse ve vergi kesintilerine ilişkin bir düzeltmeye ihtiyaç yoksa vergi kesintilerine dair önceki beyannamede belirttiğiniz bilgilerin düzeltme beyannamesinde de yer alması gerekir.

KDV Beyanname Düzeltmesi Nasıl Yapılır?

Geçmiş dönemlere ait bir KDV beyannamesini düzeltmeniz gerektiğinde, eğer bu beyanname ile son beyannameniz arasında farklı beyannameler de varsa bunların tümü için düzeltme beyannamesi oluşturmanız gerekir. Eğer bu düzeltmeler sonucunda ödenecek bir vergi çıkmadıysa her dönem için ayrı ayrı düzeltme beyannamesi vermenize gereke kalmaz. Böyle bir durumda, düzeltmenin yapıldığı dönem ile son vergilendirme dönemine ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesi yeterlidir.

Önceki dönemler için yapılan düzeltme beyannamesi kanuni süre dışında kaldığı için usulsüzlük cezası kesilebilir. Bu cezalar, düzeltme beyannamenizin matrah artırıcı ya da azaltıcı olmasına göre farklı şekilde uygulanabilir.

ÖTV Beyanname Düzeltmesi Nasıl Yapılır?

ÖTV düzeltme beyannamesi 3 şekilde gerekli olabilir. Bunlar;

  • Fazla ya da yersiz hesaplanan ÖTV’nin düzeltilmesi
  • Malların iadesi, işlemin gerçekleşmemesi ya da işlemden vazgeçilmesi halinde yapılacak düzeltme
  • KDV iade alacağına mahsup yoluyla ödenen ÖTV’nin iadesi şeklindedir.

Fazla ya da yersiz hesaplanan ÖTV’nin düzeltilmesi:

ÖTV’nin konusu olan mallar üzerinde yersiz veya fazla vergi hesaplanan durumlarda gerekli işlemleri yapmanız halinde bunlarla ilgili borçlanmanız ya da ödediğiniz vergiler için düzeltme yapabilmeniz mümkündür. ÖTV üzerinden mahsup edebileceğiniz ya iade talebinde bulunabileceğiniz II sayılı listeye kayıtlı taşıtlar için dönem şartı aranmaz. Bu şekilde işlemlerin gerçekleşebilmesi için fazla veya yersiz ödenen verginin size iade edilmesi, bunun defter kaydının tutulması, belgeler ile beyannamede gösterilmesi gerekir.

Malların iadesi, işlemin gerçekleşmemesi ya da işlemden vazgeçilmesi halinde yapılacak düzeltme:

ÖTV kanununda yer alan II sayılı listede geçen kayıt ve tescile tabi malların tescilden sonraki iadesi durumu hariç, malların iadesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi ya da matrahta değişikliklerin oluşması hallerinde düzeltme yapabilmeniz mümkün olur.

ÖTV üzerinden mahsup edebileceğiniz ya da iade talebinde bulunabileceğiniz II sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi mallar için dönem şartı aranmaz. Ancak, işlem yapılabilmesi için iadesi gerçekleşen malların işletmeye girmesi ve bunların defter kayıtları, belgeler ile beyannamede gösterilmesi gerekir.

KDV iade alacağına mahsup yoluyla ödenen ÖTV’nin iadesi:

KDV iade alacağına mahsup yolu ile ödenen ÖTV’nin talebi halinde, iade taleplerinin esas kaynağının KDV alacağı olması sebebiyle böyle iade talepleri KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümü uyarınca uygulanır. Böyle bir durumda, iadenin gerçekleşmesi için düzeltme gerekçesi bakımından Tebliğin gerekli bölümlerinde belirtilen belgelerin ibrazı da gerekir.

Gelir Vergisi Beyanname Düzeltmesi Nasıl Yapılır?

Gelir Vergisi beyannamesini diğer vergi türlerinde olduğu gibi defter beyan sistemi üzerinden oluşturabilmeniz mümkün olur. GİB’e bağlı bu sisteme kullanıcı kodunuz ve şifrenizi yazarak giriş yapabilirsiniz. Bu sistem üzerinde oluşturduğunuz Gelir Vergisi beyannamesini düzeltebilmeniz mümkündür. Oluşan Beyannameler, öncesinde paket halinde birer taslak olarak sisteme kayıt olduğundan, her oluşturduğunuz beyanname direkt olarak gerekli birimlere iletilmez. Taslağın kontrolünü sağladıktan sonra vereceğiniz onay sonrasında taslak bir beyannameye dönüşür. Yani, onay vermeden önce gerekli tüm düzenlemeleri taslak üzerinde gerçekleştirmeniz mümkün olur. Ancak, bu gibi düzenlemeleri kanuni süre içerisinde gerçekleştirmeniz önemlidir.

Eğer gerekli tüm onayları verip beyannameyi oluşturduktan sonra bir hata fark ettiyseniz düzeltme beyannamesi oluşturabilirsiniz. Böyle bir durumda beyannameniz önceki beyannameyi de kapsayacak şekilde tekrar düzenlenir ve ilgili birime gönderilir. Kanuni süresi içerisinde bu düzeltme beyannamesini vermeniz ceza almamanızı sağlar. Ancak, kanuni süre dolduktan sonra düzeltme beyannamesi vermeniz halinde matrah artırıcı ya da azaltıcı etkisine göre farklı durumlar oluşabilir. Ayrıca, süreyi aşmanız sebebiyle usulsüzlük cezası ödemeniz gerekir.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği ön muhasebe programı Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de internet erişimi olan her yerden ön muhasebenizi takip edin!

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Küçük İşletmeler İçin Dijital Pazarlama Rehberi

Dijital pazarlama, pazarlayacağınız mal ya da hizmetin online kanallar üzerindeki varlığını ve faaliyetlerinizi ifade eder. Sahip olduğunuz markanın bilinirliğini ve satışını artırmak adına gerçekleştirebileceğiniz pek çok yöntem mevcuttur. Küçük işletmeler için dijital pazarlama önerileri ile online mecralarda ön sıralarda yerinizi alabilmeniz mümkündür.

Küçük İşletmeler İçin Dijital Pazarlama Neden Önemlidir?

Geleneksel pazarlamanın etkisinin giderek azaldığı bir dönemden geçerken dijital pazarlamayı tercih eden her işletme, hedeflerine giden yolda ileriye dönük adım atar. Teknolojik gelişmelerle birlikte işletmeler de faaliyetlerini dijital ortam üzerinde yöneterek dijitalin getirdiği avantajlardan faydalanır.

Pazarlama yöntemlerinin dijital ortama kayması ile birlikte hedeflenen müşteri profiline ulaşım çok daha kolay hale gelirken işletmeye ait maliyetlerde de gözle görülür azalmalar söz konusu olur. Ancak, elbette dijital pazarlama dendiğinde akıllara yalnızca bu unsurlar gelmez. Dijital pazarlamada önem taşıyan tüm unsurlar aşağıdaki gibidir:

  • Hedef kitlenizin zaman ve para harcadığı alanları gözlemleyebilirsiniz.

İstatistiki veriler, dünya üzerinde sosyal medya kullanımının farklı kanallar üzerinde oldukça yoğun seyrettiğini gösterir. Bu kanallardan en çok kullanılan ise Facebook’tur ve bu kullanıcıların büyük çoğunluğu sosyal medya hesaplarını her gün düzenli olarak kullanır.

Ortalama bir kullanıcı profili, bir günde 2 saate yakın sosyal medya hesapları ile ilgilenir ve bu kullanıcıların farklı platformlarda pek çok hesabı bulunabilir. Kullanım bu kadar yoğun olunca kullanıcılar da satın alma işlemlerini sosyal medya üzerinde gerçekleştirme eğilimi gösterebilir. Bu sebeple, hedef kitlenizi dijital ortamda gözlemleyebilmeniz çok daha kolaydır.

  •  Hedef kitlenize kişisel pazarlama hizmeti sunabilirsiniz.

Pazarlama yöntemlerinizi kişiselleştirerek hedef kitlenizi etkileyebilirsiniz. E-Posta, müşterilerin sıkça kullandığı bir yol olduğundan bu yöntemi tercih edebilir, satın alma ve yeniliklerden haberdar olma fırsatlarını yakalamalarına yardımcı olabilirsiniz.

  • Düşük maliyetler ile büyük yatırımlara alan açabilirsiniz.

Özellikle küçük işletmeler için dijital pazarlama büyük bir fırsat olabilir. Faaliyetlerini dijital alanda yürüten küçük işletmeler, bu şekilde diğer rakip olan büyük işletmeler ile rekabet edebilir hale gelirken küçük bütçeler ile büyüyebilme fırsatına da sahip olur.

  • Kitlenize dair tüm özellikleri gözlemleyebilirsiniz.

Dijital pazarlama ile odaklandığınız kitlenin davranışlarını ve özellikleri görebilmeniz mümkündür. Hedef kitlenizi oluşturan bireylerin eğitim düzeylerine, mesleğine, satın alma davranışına ve diğer birçok bilgiye erişebilme olanağına sahip olursunuz. Bu özellikler geleneksel pazarlama yöntemlerine göre üstünlük sağlayabilir.

  • Marka itibarınızı oluşturabilir veya artırabilirsiniz.

Dijital pazarlama, hedeflediğiniz kitleye ait trafiği çekebilmenizi sağlar. Ancak, bunu etkin bir şekilde gerçekleştirmek sizin elinizdedir. Hali hazırda trafik elde ettiğiniz hedef kitle markanıza dair tüm ürün ve hizmetleriniz hakkında bilgi edinmeye hevesli olabilir. Kitlenize vadettiklerinizi sunmanız, bu kitle ile ilişkilerinizi iyileştirmenizde büyük önem taşır. Bunu sağladığınız kitle, web sitenizi daha düzenli olarak ziyaret eder ve beklediğiniz trafiğin oluşması kaçınılmaz olur. Bu etkileşimi sağladığınız kitle, iletişim ve hizmetlerinizden memnun kaldığında kendisi satın alma davranışı göstermekle kalmaz, etrafına da markanızı tavsiye eder hale gelir.

  • Güven kazanmak için kullanabilirsiniz.

Dijital pazarlama faaliyetleri ile bir marka ve işletmeye ait bir ürün ya da hizmeti daha önce kullanan kişilerin sosyal medya kanalları üzerindeki hareketleri ile daimi bir kullanıcı olup olmadığını anlayabilirsiniz. Bu tarz kullanıcı hareketleri, o ürün ya da hizmet üzerinde ve aynı zamanda marka üzerinde güven yaratabilir.

Küçük İşletmelerin İşine Yarayacak Dijital Pazarlama Çalışmaları Nelerdir?

Farklı dijital pazarlama stratejileri ile markanızı daha üst sıralara taşıyabilmeniz mümkündür. Peki, bunun için hangi çalışmaları yapabilirsiniz?

Tıklama Başına Ödeme Reklamcılığı

Reklamınızı tıklayan her kullanıcı için ödeme yaptığınız her türlü dijital pazarlamanın genel adıdır. Tıklama başına ödeme reklamcılığı bir reklam biçimi olarak da nitelendirilebilir.

Google Ads, bu konuda etkili reklam araçlarından biridir. Ürün ve hizmetlerinizin daha ulaşılabilir olması adına reklam oluşturmak ve tıklanma ile maliyet analizi yapan bir program olduğundan tüm verilere kolayca ulaşabilmenize olanak tanır. Bütçenize göre düzenleyerek kullanabileceğiniz bu araç ile marka bilinirliğinizi artırmanız kolaylaşır.

Ücretli Arama Ağı Reklamcılığı

Bing, Yahoo, Google gibi arama motorları üzerinde reklamlarınızı yayınlayabilirsiniz. SEM olarak da bilinen bu yöntem, sunduğunuz ürün ya da hizmeti arayıcılar ile buluşturmanın etkin yollarından biridir.

Arama Motoru Optimizasyonu  

Arama motoru sonuç sayfaları, yani SERP’lerde ödeme yapmadan görünebilmek için SEO’dan, yani arama motoru optimizasyonundan, yararlanmak faydalı olur. Web sitenizde yer alan sayfaları ve blog yazılarınızı oluştururken SEO çalışmaları yapabilirsiniz. Anahtar kelime çalışması ile oluşturduğunuz anlamlı metinler hedef kitlenize ulaşmanızı çok daha kolaylaştırır.

Ücretli Sosyal Medya Reklamcılığı

Sıkça kullanılan Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest gibi sosyal medya platformları üzerinde reklam yayınlama olanağına sahip olabilirsiniz. Bu alanlarda reklam yayınlamanız hizmetlerinize ulaşması zor olan kitleye ulaşarak varlığınızı duyurmanıza olanak tanır.

Sosyal Medya Pazarlaması

Ürün ya da hizmetinizi sosyal medya üzerinde pazarlamanın organik yoludur. Uzun vadede çok daha az maliyetle gerçekleştirebileceğiniz organik pazarlama yöntemi aynı zamanda iyi bir çalışma ve planlama gerektirir.

Dönüşüm Oranı Optimizasyonu

 İşletmelerin çevrim içi kullanıcı deneyimlerini geliştirme yoludur. Bu sayede web sitesi trafiğinden daha fazla dönüşüm elde etmek için tercih edilebilir.

İçerik Pazarlaması

 Markaya ait görünürlüğü dijital alanda artırmak için yapılan çalışmalardandır. Tıklanma oranlarını, potansiyel müşteri sayısını ve satışları artırmak için ideal bir yöntemdir. Blog yazıları, kategori ve ürün açıklamaları, e-kitaplar, videolar içerik pazarlamasının örnekleridir.

e-Posta Pazarlama

e-Posta pazarlaması, en köklü dijital pazarlama yöntemlerindendir. Markanıza ait özel fırsatları duyurmak, içeriklerinize dikkat çekmek, bir etkinlik ya da organizasyonu tanıtmak amacıyla e-Posta pazarlama yönteminden faydalanabilirsiniz.

Tüm bu seçenekler markanızın ihtiyaç duyduğu dijital pazarlama stratejilerini oluşturur. İhtiyacınıza göre size en uygun yöntemi tercih ederek dijital mecralarda marka ve hizmetlerinizi daha bilinir hale getirebilirsiniz.

Tüm bu yöntemler arasında en önemli olanlardan biri ise markanızı daha güvenilir ve kurumsal gösterebilecek olan web sitesidir. İşletmenize dair hazırlayacağınız bir web sitesi ile arama motorlarında görünürlük elde edebilir ve kurumsal bir imaj sergileyebilirsiniz.

Satış yapacağınız bir e-Ticaret sitesi oluşturduysanız müşterilerinizin size kolayca ulaşabileceği iletişim bilgilerini sitenize eklemeyi sakın unutmayın. Ayrıca, yine müşterilerinizin geri bildirim sağlayabilmesine olana tanımak adına yorum alanları oluşturmanız da faydalı olacaktır. Sattığınız ürünle ilgili bir etkileşime sebep olan yorum alanları, güven artırıcı bir unsurdur. Yine e-Ticaret sitesine sahipseniz yalın bir web sitesi tasarımına sahip olmanız, kullanıcıların aradıklarına daha kolay ulaşmalarına olanak tanır. Aynı zamanda, ürünleri kategorileştirerek sunmanız da onlara ulaşmakta kolaylık sağlar.

Bilgilendirici bir web sitesi tasarlıyorsanız müşterinin fiziki varlığınıza kolay ulaşabileceği şekilde harita yerleştirmeniz etkili bir yöntem olabilir. İletişim bilgileri alanı daima ulaşılabilir olmanız konusunda önemlidir. Ticari bir amaç gütmeden oluşturduğunuz web sitesinde ulaşmak istediğiniz hedef kitlenin ihtiyaçlarına hitap eden blog yazıları oluşturmanız, web sitesi trafiğini olumlu yönde etkiler. Konu belirleme noktasında Google Trends’i kullanabilirsiniz. İster yerel ister genel taramalarla ne zaman ne aratılmış, kullanıcıların gündemi ne olmuş bilmenize yardımcı olur.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

e-Fatura Tasarımı Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilmelidir?

e-Dönüşüm uygulamalarının başında gelen ve çoğu ticari işletme tarafından zorunlu olarak kullanılan e-Fatura uygulaması üzerinden kesilen tüm faturalar, o işletmeye özgüdür. İşletmeye özel olan faturaların tasarımı da o işletmeye özel olabilmelidir. Her ne kadar kesilen her elektronik fatura standart bir tasarım sunsa da firmalar, kimliklerini yansıtacak daha özgün tasarımları tercih edebilir. Bu noktada devreye e-Fatura tasarımı çeşitleri girer.

e-Fatura Tasarımı Nasıl Yapılır?

e-Fatura, kağıt ortam üzerinde hazırlanan ve faturanın elektronik ortama taşınmış halidir. Bu elektronik belge XML olarak adlandırılan bir format ile oluşturulur. Farklı formatların da yardımı ile HTML olarak web sayfasına dönüştürülür.

e-Fatura portalında ya da özel entegratörünüz vasıtası ile e-Fatura’nızı oluşturmak istemeniz halinde hazır formattan faydalanabilir ya da kendi markanıza uygun fatura tasarımı oluşturabilirsiniz. Kendi faturanızı tasarlamak için e-Fatura’nıza ait XSLT tasarımını düzenlemeniz gerekir. Sonrasında ise bu tasarımı e-Fatura entegratörünüze ileterek işlemi tamamlayabilirsiniz.

e-Fatura tasarımını oluşturabilmeniz için önce XSLT belgesi oluşturmanız gerekir. Bunu yapabilmeniz için ise HTML ve XML bilgisine sahip olmalısınız. 

e-Fatura tasarımını oluştururken her program ile uyum sağlayıp sağlamadığına dikkat etmeniz gerekir. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen birtakım yazılım standartları mevcuttur. e-Fatura bu standartlara uygun olarak oluşturmanız gerekir. Fatura tasarım dosyası bu standart XML dosyası aracılığı ile web sayfası oluşmasını sağlar. Bu yüzden, XSLT dosyalarını dilediğiniz program ile kullanmanız mümkün olur.

e-Fatura Tasarımı Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir?

e-Fatura tasarımında dikkat edilmesi gereken birtakım unsurlar bulunur. Bu unsurlar aşağıdaki gibidir:

  • Oluşturduğunuz dosyaya ait boyutun toplamda 150 KB’tan fazla olmamasını sağlayın.
  • JavaScript gibi betikleri kullanmamayı tercih edin.
  • HTML kodlamasını duyarlı yapmaya özen gösterin.
  • İnternet aracılığı ile yüklenen resim ve benzeri dış bağlantı adresine sahip olan elemanları kullanmadan tasarımı oluşturun.
  • Her tarayıcıda farklı davranış gösteren CSS kullanmaktan kaçının.
  • Firmanıza dair e-Fatura tasarımında kullanacağınız bilgilerin doğruluğundan muhakkak emin olun.

XSLT Dosyası Nedir?

XSLT dosyası, XML dosyasının tarayıcı üzerinde nasıl görüntülendiğini belirleyen bir stil dosyasıdır. Tek başına işe yaramamakla birlikte XML dosyası ile işlem görebilir.

XSLT dosya uzantısına sahip olan bir dosya, genişletilebilir stil sayfasını dönüştürebilen bir stil dosyasıdır. Yani, bir XML dosyasını dönüştürüp biçimlendirebilmek için XSL komutlarını kullanan bir dildir.

XSLT dosyası, bir metin dosyası halindedir ve XML dosyasında izlenmesi gereken kuralları o sağlar. XSLT’nin diğer işlevlerinden biri ise XML dosyasının farklı bölümlerini sıralayıp düzenlemek ile ögelerden bazılarını tamamen görüntülememek üzerinedir.

XSLT dosyası, XML dosyaları ile kullanıldığında orijinal XML dosyası değişmeden yeni bir XML dosyası oluşturulur. XSLT dosyaları, XML ve diğer tüm yapılandırılmış belgeleri dönüştürmek üzere kullanılabilir.

e-Fatura’da Mutlaka Bulunması Gereken Bilgiler Nelerdir?

Keseceğiniz e-Fatura’nın üzerinde mutlaka bulunması gereken birtakım bilgiler mevcuttur. Bu zorunlu bilgiler aşağıdaki gibidir:

  • e-Fatura’ya dair düzenleme tarihi ve belge numarası,
  • e-Fatura’yı düzenleyen kişi ya da kuruma ait ad ve soyad, varsa ticari unvan, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi kimlik numarası,
  • Müşterinin adı ve soyadı, ticari unvanı, vergi dairesi ve vergi kimlik numarası,
  • Mal ya da hizmetin nevi, miktarı, fiyatı ile tutarı, vergi türü ile tutarı,
  • Satışı gerçekleşen mal ya da hizmete dair teslim tarihi ve irsaliye numarası bulunur.

e-Fatura’nızı Kurumsal Kimliğinize Uygun Hale Nasıl Getirirsiniz?

e-Fatura kesebilmek için kullandığınız özel entegratör ya da GİB portalı üzerinde bulunan e-Fatura formatının kurumsal kimliğinize uygun olmadığını düşünüyorsanız farklı tasarımları tercih etmeniz mümkün olur. e-Fatura tasarımında yalnızca size özgü olabilecek olan alanlardan biri logonuzdur. Logonuz sadece size ait bir tasarım olduğundan elektronik fatura üzerine doğru şekilde yerleştirebilmeniz önem taşır.

Dilerseniz elektronik faturanızı tasarlarken hazır tasarım aracı da kullanabilirsiniz. Bu şekilde hazırlayacağınız e-Fatura tasarımının ön izlemesini görüntüleyerek fikir elde etmeniz de mümkün olur. Siyah beyaz tasarımlar yerine renkli bir e-Fatura tasarımını da tercih edebilirsiniz. Bunun için, özel entegratörünüzün size sunduğu renkli temalara sahip tasarım şablonlarına göz atabilirsiniz. Sonrasında size ait logo ve imza görsellerini indirerek tasarımı kullanıma hazır hale getirebilirsiniz. e-Fatura’nızı tasarladıktan sonra ön izleme butonuna tıklayarak şablonu bir bütün halinde görebilirsiniz.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

İşletme Maliyetlerini Düşürmek İçin Uygulayabileceğiniz 10 Yöntem Nedir?

Ticari faaliyet gösteren işletmeler için en önem arz eden konulardan biri işletme maliyetleridir. Şirket içinde mevcut olan pek çok durum, maliyetleri artıracak etkiye sahip olabilir. İşletmeler için önemli olan, bu maliyetlerin ne kadar gerekli olduğunu tespit ederek gerektiğinde maliyetleri düşürebilecekleri aksiyonları alabilmeleridir. Şirketlerin maliyet düşürme üzerine yürüttükleri politikalar ne kadar etkin olursa işletme o ölçüde kar elde eder.

İşletme Maliyetlerini Oluşturan Unsurlar Nelerdir?

İşletme maliyetlerini oluşturan unsurlar 3 çeşittir. Bunlar;

  1. Direkt ilk madde ve malzeme giderleri: Üretilen mamulün önemli bir bölümünü oluşturur. İlk madde ve malzeme giderleri teoride bir ürünün üretimi esnasında ya da bir hizmetin yerine getirilmesi sırasında kullanılan bütün ham madde maliyetidir.
  2. Direkt işçilik giderleri: Direkt işçilik giderleri, üretimi gerçekleşen mamuller ile direkt ilişki kurabilen tüm işçilik giderlerinden oluşur.
  3. Genel üretim giderleri: İlk madde ve malzeme giderleri ve direkt işçilik giderleri dışında kalan tüm giderleri kapsamı içine alır. Genel üretim giderleri kapsamında değerlendirilen gider türleri birbirinden farklı olabilir. Bu gider türleri değişken, sabit ve karma nitelikteki giderlerdir.

Değişken giderler, üretim miktarı ile doğrudan ilişkisi bulunan giderlerdir. Buna göre, üretim miktarının artması ile artıp, yine üretim miktarı azaldığında azalır.

Sabit giderler, faaliyet hacmi artsa da hacme bağlı olmayan ve devamlı sabit kalan maliyetlerdir. Bina, personel ve amortisman maliyetleri buna örnek olabilir.

Karma giderler ise bünyesinde sabit ve değişken maliyetleri bir arada bulundurur. Yarı değişken maliyet ismi de verilen değişken giderler, hem sabit hem değişken maliyet özelliği gösterir. Karma maliyetlerde faaliyet hacmi sıfır iken sabit maliyete katlanılır, faaliyet hacmi arttığında ise karma maliyet de artar.

İşletme maliyet unsurlarını maddeler halinde sıralamak gerekirse;

  • İş yeri kira giderleri,
  • Telefon, internet, su, doğal gaz ve elektrik giderleri,
  • Personele dair giderler (sigorta, maaş, vergi, yemek gibi),
  • İş yeri sigorta, demirbaş, onarım ve bakım hizmetleri giderleri,
  • Ulaşım giderleri (yakıt, araç, sigorta, vergi, bakım gibi),
  • Ar-Ge ve pazarlama giderleri
  • Sarf malzeme ve ikram giderleri
  • Mesleki giderler (eğitim, abonelik ve üyelik gibi),
  • Asıl faaliyetlere ilişkin giderler,
  • Kazanca ilişkin diğer vergi giderleri (gelir, kurumlar vergisi gibi),
  • Sözleşmelerden doğan damga vergisi,
  • SMMM hizmet giderleri,
  • SGK primi ödemeleri şeklinde olur.

İşletme Maliyetlerini Düşürmek İçin Uygulayabileceğiniz 10 Yöntem Nedir?

İşletme maliyetlerini kontrol edebilmeniz ya da mevcut maliyetleri düşürebilmeniz için birtakım yöntemleri uygulayabilirsiniz.

  • Teknoloji ile takın temas kurun.

İş akışlarınızda mümkün olduğunca teknolojiden yardım alabilirsiniz. Günümüzde teknoloji ve buna bağlı yazılımlar ile işletmenizi daha ileriye taşıyabilirsiniz. Özellikle muhasebe, web sitesi kurma, bordro ve pazarlama gibi hizmetler için yararlanabileceğiniz sayısız dijital programa başvurabilmeniz artık mümkündür.

  • Maliyetlerinizi dış kaynak kullanarak düşürün.

Teknolojiden faydalanarak ve farklı şirketler ve danışmanlarla işbirliği yaparak da işlerinizi yürütebilirsiniz. Dış kaynakları kullanarak en çok kar elde eden sektörlerden bazıları reklamcılık ve pazarlamadır. Bu gibi sektörlerin faaliyetleri için harcadıkları zaman ve yatırım, kar oranları ile başa baş olarak gidebilmektedir. Dış kaynaklardan destek sağlamak her ne kadar maliyet sebebi gibi görünse de işleri uzman kişilerin yürütmesi uzun vadede kar elde etmenizi sağlayabilir.

  • Piyasa araştırması yaparak ihale sistemi oluşturun.

Dış kaynaklarınız vasıtasıyla düzenli destek sağlıyorsanız oluşan yeni projeleriniz için ihale sistemi kurmanız sizin için faydalı olabilir. Belirlediğiniz en az 3 dış kaynak yetkilisinden oluşturduğunuz projeleriniz için maliyet tablosu talep ederek gelen teklifler arasından sizin için en uygun olanı tercih edebilirsiniz. İhale tekliflerinde talebi net olarak belirtmeniz önem taşır. Proje ya da teklif ile ilgili ayrıntılı bir hale dosyası hazırlayabilirsiniz. Böylece projenizi en küçük ayrıntısına varana kadar en iyi şekilde iletmiş olursunuz. Aktarmayı atlayacağınız her ayrıntı ihale kotasında değişikliklere sebep olabilir ve maliyetinizi olumsuz yönde etkileyebilir.

  • Mümkün olduğunca evden çalışma sistemi uygulayın.

İşlerinizi yürütmek adına ofis kiralamak, kiraladığınız ofis için harcama yapmak ya da ofise dair fiziksel ihtiyaçları gidermek için oldukça geniş bir bütçeye ihtiyaç duyabilirsiniz. Hatta kimi zaman bu tür ihtiyaçlar bütçe açıklarına yol açabilir. Bu sebeple, koşullarınız elverişli ise evden çalışarak işlerinizi yürütebilirsiniz. Teknolojinin sunduğu imkanlar düşünüldüğünde bu o kadar da düşük bir ihtimal değildir. Evden çalışma sisteminin sunduğu imkan ve kolaylıklar çalışanların motivasyonuna da olumlu etki edebilir.

  • İşletmenize dair tüm ödemeleri erken ya da gününde yapın.

Mal ya da hizmet satın aldığınız firmaların pek çoğu erken ödemelere indirim uygular. Bazen az gibi görünen tasarruf miktarları bile işletmeye uzun vadede fayda sağlayabilir. Bu sebeple, bu gibi indirim fırsatlarını mümkün olduğunca kullanmaya özen gösterin.

  • Verim elde edemediğiniz alanları tespit edin.

İşlerinizi en iyi şekilde nasıl yapabileceğinizi tespit edebilirsiniz. Gerekmesi halinde iş süreçlerinizde ve adımlarınızda kısaltma uygulayabilirsiniz. Bu sayede, maliyetlerinizde de azalma meydana gelir. Verimsiz olunan alanların tespit edilmesi halinde paradan ve zamandan tasarruf etmeniz mümkün hale gelir.

  • İşletmeniz için satın alıp kullanmadığınız tüm hizmetleri iptal edin.

Daha önce abone olup sonrasında önemsemediğiniz hizmetler size maliyet olarak geri döner. Bu gibi ödemeleri otomatik ödeme talimatı ile ödemeyi tercih ettiyseniz siz ilgilenmeseniz dahi her ay düzenli olarak bu ödeme hesabınızdan kesilir. Bu gibi ödemelerinizi takip ve kontrol etmek için belirli periyotlarda hesabınız üzerinden gerçekleşen ödemelerin kontrolünü sağlayın. Böylece, kullanmadığınız halde ödeme yaptığınız hizmetleri tespit ederek iptalini sağlayabilirsiniz.

  • Tutumlarınız çevreci olsun.

Ofis kullanıyorsanız enerji tasarrufu sağlamaya çalışın. Mesela ampullerinizi tasarruf sağlayabilecekleriniz ile değiştirin. Bina yalıtımı ve pencerelere özen gösterin. Böylece, ısınma masrafınızdan tasarruf edebilirsiniz. Aynı zamanda geri dönüşebilen atıklarınızı ayrıştırabilirsiniz.

  • Farklı görüşlere önem verin.

Müşterilerinizde yaptığınız yıllık planlama toplantılarınızı değerlendirebilirsiniz. Maliyeti azaltma konusunda müşterilerinizden farklı alternatif görüşler alabilmeniz mümkün olabilir. Firmanın kalkınması adına alınan müşteri fikirleri, o firma ile müşteri ilişkilerini de olumlu yönde etkiler.

  • Sözleşmeleri yıllık periyotlarda kontrol edin.

İyi bir şirket politikası, yapılan sözleşmelerin ömrünü bir yıldan uzun tutmaz. Burada amaç, ihale yenilemesini sağlamaktır. Eğer yenileme söz konusu olamıyorsa hali hazırdaki sözleşmenin şartlarını iyileştirme yolunda adımlar atılır.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Evden e-Ticaret Satışında Vergi Muafiyeti Nedir? Esnaf Muafiyeti Nedir?

Sektörlerin her geçen gün biraz daha dijitalleştiği düşünüldüğünde satışların internet üzerindeki potansiyeli yadsınamaz hale gelir. Ticaretin şekli değiştikçe vergilendirme şekilleri ve kapsamları da değişir. Kaybolmaya yüz tutan meslek gruplarında iş yapanlar ile kendi çapında üretim yapanlar için uygulanan vergi muafiyeti, geleneksel değerlerin korunmasını hedefler. 

e-Ticaret’te Vergi Muafiyeti Var mı?

2019 yılı itibarıyla alınan karara göre evde kendi imkânları ile üretim yapanlar, vergi muafiyetinden faydalanabilir. Kendi imkânları ile el işi ve hobi işleri ile uğraşanlar, bunların satışını gerçekleştirdikleri takdirde kanunda geçen şartları da sağladıklarında vergiden muaf olabilir.

Kişiler evlerinde üretimini sağladıkları bu ürünleri dilerse e-Ticaret sitelerinde ya da sosyal medya hesapları üzerinden satabilir. Bu şekilde elde edilen gelirlerin yıllık asgari ücret tutarı için vergiden muaf tutulur.

Üretilen ürünlerden kazanılan gelirin bir yıllık brüt asgari ücret kısmından muaf ounacak. Bir başka deyişl; internet üzerinden satış yapıyorsanız elde ettiğiniz gelirin 30 bin TL’lik kısmı için vergiden muaf olacaksınız.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

Vergi Muafiyeti Nedir?

Vergi muafiyeti, kısaca mükelleflerin vergi dışında kalmaları durumudur. Yani, kanunda belirtildiği şekli ile vergi mükellefi olarak adlandırılan kişi ya da kurumun, mevcut kanunda yer alan hükümler esas alınarak vergiye tabi olmamasına vergi muafiyeti adı verilir.

Vergi muafiyeti iki şekilde olabilir. Bunlar;

  1. Tam muafiyet,
  2. Kısmi muafiyet şeklindedir.

Kimler Vergi Muafiyetinden Faydalanır?

Vergi muafiyetinden faydalanacak kişiler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Bir iş yeri açmadan, gezici olarak perakende ticaret ile uğraşanlar (nakil için motorlu taşıt kullanmama şartı ile),
  • Herhangi bir iş yeri açmadan gezici olarak ve doğrudan tüketici odaklı çalışan hallaç, lehimci, kalaycı, çilingir, musluk tamircisi, kudura boyacısı, ayakkabı tamircisi, berber, fotoğrafçı, nalbant, kömür ve odun kırıcısı, hamal ve çamaşır yıkayıcısı gibi küçük meslek erbabı kimseler,
  • Sanat işlerini köylerde gezici olarak yapanlar ya da bir iş yeri açmak suretiyle bu işi yapanlardan kanunun 47. maddesinde yazılan şartları sağlayanlar,
  • Deniz, göl, nehir ve su geçitlerinde toplam 50 rüsum tonilatoya kadar makinesiz ya da motorsuz nakil aracı işletenler ile hayvan ya da hayvan arabası ile nakliye işi yapanlar,
  • Ziraat işlerinde kullanmak üzere hayvan, hayvan arabası, traktör veya motor gibi vasıtalar ya da sandallar ile daimi olmamak kaydı ile nakliyecilik yapanlar,
  • Bir iş yeri açmama koşulu ile oturdukları evde imal ettikleri örtü, çarşaf, çorap, nakış işleri, hasır, turistik eşya, fırça, paspas, pul, payet, çiçek, boncuk işleme, tığ örgü işleri, tarhana, erişte, mantı, ip ve urgan gibi ürünleri satarak gelir elde edenler,
  • İş yeri açmadan kendi nam ve hesabına çalışmak sureti ile ev ev dolaşıp hurda toplayarak ya da bunları satın alarak bunların ticaretini yapanlar,
  • Kanunda yer alan 47. maddede yazılı şartlardan kendi ürettikleri ürünleri satanlar ile sınırlı olarak bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, el dokuma işleri, ahşap boyama, bastonculuk, kaşıkçılık, yorgancılık, lüle ve oltu taşı işlemeciliği, yemeni ve oya işçiliği gibi geleneksel, kültürel ve sanatsal yanı olan ve giderek azalan meslek kollarına dahil olanlar,
  • Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamında yenilenebilir enerji kaynakları ile elektrik enerjisi üretimi yapanlar, kiraladıkları ya da sahip oldukları konutlara ait çatı ve cephelerin kurulu gücü azami 10 kW’a kadar olan ve tek üretim tesisinde üretimi sağlanan elektrik enerjisinin ihtiyaç fazlasını tedarik şirketine satanlar,
  • Yukarıda bahsi geçen işler ile benzerlik gösteren ve Maliye Bakanlığı tarafından kabul gören ticaret ve sanat işleri ile uğraşanlar.

Esnaf Muafiyeti Nedir?

Gelir Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinde esnaf muaflığı ile ilgili bilgi verir. Bu kanunda geçerli maddeleri sağlayan gerçek kişiler, esnaf muafiyetinden faydalanabilir. Esnaf muaflığından faydalanmak için en temel şart ise iş yeri açmadan ticaret yapıyor olmaktır.

Esnaf Muafiyeti Kimleri Kapsar?

Esnaf muafiyetinden faydalanacak kişiler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Gezici perakendeciler,
  • Gezici ayakkabı boyacısı, hallaç ve çilingir gibi işçiler,
  • Gezici olarak sanatla uğraşanlar,
  • Su üstünde, hayvan aracılığı ile ya da motorsuz araçlar ile nakliye işi yapanlar,
  • Ziraatle uğraşırken hayvan, motor, traktör ya da sandalla insan ya da eşya taşıyanlar,
  • Dışarıdan işçi almadan evde eşya yapımı ile uğraşan ve bunu satanlar,
  • Kendi ürettikleri el işi ürünlerden GVK 47. Maddeye uygun olanlar ile uğraşanlar.

Esnaf Muafiyeti Belgesi Nasıl Alınır?

Esnaf muafiyeti şartlarını sağladığınızdan emin olmanız halinde ikamet ettiğiniz bölgeye ait vergi dairesine giderek başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Bu şekilde Esnaf Vergi Muafiyeti belgenizi edinebilirsiniz. Bu belgenin 3 yıl geçerlilik süresi mevcuttur. 3 yılın sonunda vergi dairesi vasıtası ile tekrar belge edinmeniz gerekir. Belgenin geçerliliği esnasında esnaf muafiyetinizi bitirmek istemeniz halinde yine vergi dairesine başvurmanız gerekir. Belgeye ücretsiz olarak sahip olabilirsiniz.

Kullanan 10 kişiden 9’unun tavsiye ettiği e-fatura programı olan Logo İşbaşı’nı deneyin, binlerce işletme sahibi gibi siz de Ücretsiz e-dönüşüm danışmanlığımız ile e-faturaya geçin ve internet erişimi olan her yerden e-fatura kesin.

14 Gün Ücretsiz Denemek İçin Tıklayın.

Bu yazımızı okuyanların ilgisini çeken diğer yazılarımızı siz de incelemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz;

Bitnami